Sevgili dostum, ölüm hepimizin kapısını çalacak ama eğer doğru yolda ilerleyen bir adamsa şimdi yüce Tanrı'mızla beraber. | Open Subtitles | صديقي العزيز الموت قادم لنا جميعاَ لكن إن كان بحق رجلاَ على طريق الصلاح فهو الآن مع خالقنا السماوي |
ama eğer rehabilitasyon veya bağışlanma diye bir şey varsa, o kişiye değiştiğini ispatlayabilmesi için şans verilmesi gerektiğine inanıyorum. | Open Subtitles | لكن إن كان هناك شئ ما كإعادة تأهيل أو السماح عندها أنا أؤمن بأن الشخص يجب أن يحصل على الفرصة |
ama eğer cennete gidecek olsaydım, işte o zaman gerçekten tir tir titrerdim. | Open Subtitles | لكن إن كان عليّ الذهاب للجنة فإني حقاً أرتجف |
ama eğer söylediğin doğruysa, yani Harold ilaçlarını almayı kestiyse o zaman bu ölümünün bir nedeni olabilir. | Open Subtitles | لكن إن كان ما تقوله صحيح, أن هارولد توقف عن تناول دوائه, فهذا يمكن أن يكون عاملاً لوفاته. |
İlişkimizi saklı tuttuğumuz kısmı geçtiğimizi düşünüyorum Ama bu ilişkimiz gerçek olacaksa beni sana en yakın insan olarak görmelisin. | Open Subtitles | و أظنّ أنّنا جعلنا تلك الفتره في ماضينا حين كان يجب علينا الإختباء و لكن إن كان ما بيننا سيدوم |
Peki ama, madem bu kadar çok seviyordu, kızı neden öldürdü? | Open Subtitles | لكن إن كان يحبها بهذا القدر، لماذا قام بقتلها؟ |
ama eğer olursa, hala yardımcı bölge müdürü olacak mıyım? | Open Subtitles | لكن إن كان هناك سأصبح في مأمن كوني المدير المحلي المساعد؟ |
ama eğer pozitif çıkarsa, yaklaşık...100 kaybedersin, değil mi? Hastanın aritmisi yok. | Open Subtitles | لكن إن كان إيجابياً كنتِ لتخسرين تماماً، صحيح؟ |
Bakın, bu biraz zaman alacak ama eğer bu bizi buradan kurtaracaksa buna değmez mi? | Open Subtitles | حسناً، سيأخذ هذا وقتاً لكن إن كان هذا ما سيخرجنا من هذا المكان ألا يستحق العناء؟ |
ama eğer böyle olması gerekiyorsa, ve bunu uzatmamız gerekiyorsa, haberim olsun yeter. | Open Subtitles | لكن إن كان هذا ما يفترض أن يكون وأننا تجوازنا المفترض. |
ama eğer öfke problemi varsa onu ölüme götüren sebepleri bulmamızda yardımcı olabilir. | Open Subtitles | نحن لا نقول غير ذلك يا سيدتي لكن إن كان يعاني من مشاكل بضبط غضبه |
ama eğer basının karşısına geçip o herkesten özür dileme konuşmasını yaparsam demek istediğim her zaman öyle hatırlanacağım. | Open Subtitles | لكن إن كان يتحتم عليّ أن أخرج أمام الصحافة وأقوم بأحد خطابات الاعتذار العلنية هذا كل ما سيتم تذكري من أجله |
ama eğer düşüncemi sorarsanız bence doğru şeyi yaparsınız. | Open Subtitles | لكن إن كان كلامي يُحدثُ فارقاً فأعتقد أنّكَ تقومُ بالأمر الصّائب |
Evet ama eğer onunla gerçekten mutluysa ve sen de onu engellersen o halde bencillik yapan sen olursun. | Open Subtitles | أجل ، لكن إن كان سعيدا حقا معها و تجعلينه يتوقف حينها أنتِ من يتصرف بأنانية |
Neler olduğunu bilmiyorum,.. ...ama eğer madalyonun varsa korkunç bir şey yapmadan önce ona söylemen gerek. | Open Subtitles | لا اعرف ما الذي يجري و لكن إن كان معك واحدة يحب أن تقول له قبل أن يفعل شيئاً رهيباً |
Evet, ama-- ama eğer biri benim bu olduğumu öğrenirse.. | Open Subtitles | ...أجل، لكن إن كان أي أحد يعرف هذا، فإنه أنا |
ama eğer doğru bilirsek sen tek atıyorsun. | Open Subtitles | لكن إن كان تخميننا صحيحًا، تحتسين أنتِ جرعة. |
ama eğer ben ona kibar davranmaya mecbursam sen de öyle olmalısın. | Open Subtitles | لكن إن كان يجب أن أكون لطيف معه، يجب أن تكون أنت لطيف معه. |
Bunu yanlış anlamayın, arkadaşım, Ama bu iyileştirilmiş hali ise... | Open Subtitles | لا تفهمني بشكل خاطئ يا صديقي، لكن إن كان هذا علاجاً.. |
Ama madem böyle istiyor, neden yapmıyorsun o zaman? Söylediğim gibi nasıl yapacağımı bilmiyorum. | Open Subtitles | لكن إن كان هذا مايريده، لما لا تفعلها وحسب؟ حسنا، كما قلت، لا أعرف كيف. |
Büyük bir servetim yok ama kalanı da Freddie'ye gidecek. | Open Subtitles | و لا يوجد المزيد لأتركه و لكن إن كان هناك "فسيكون لـ "فريدي |