| Ama lütfen güçlü rüzgar ve türbülanslara karşı dikkatli olun. | Open Subtitles | لكن رجاءً إعلمي أنك ربما تصادفين رياح قوية وبعض الإضطرابات |
| Ama lütfen şunu aklından çıkarma ...Lana'ye hafif bir uçuş değil. | Open Subtitles | وتنقذ الموقف لكن رجاءً تذكر رجاءً هذه ليست بركةَ سباحةٍ صغيرة |
| Onunla yaşadığının farklı olduğunu düşündüğünü biliyorum Ama lütfen en sonunda aynı şeyi sana da yapmayacağı gibi bir düşünceye kapılma. | Open Subtitles | أعلم بأنكٍ تظنين أن ما بينكما مختلف, لكن رجاءً لا ترتكبي غلطة الإعتقاد بأنه لن يقوم بنفس الشيء معكِ في النهاية |
| Görmek üzere olduğunuz şey son derece rahatsız edici Ama lütfen yorum yapmayın. | Open Subtitles | الشيء الذي على وشك أن تروه مزعجٌ للغايه و لكن رجاءً, بدون تعليق |
| Fakat lütfen Prens Hapi'ye çok az zamanımız olduğunu söyleyin. | Open Subtitles | لكن رجاءً أعلمْ الأميرَ هابي بأن وقتنا ضيق جيد |
| Ancak lütfen daha fazla kurcalamamı istemeyin. | Open Subtitles | لكن رجاءً لا تطلبين مني الخوض في هذا أكثر من ذلك |
| Ama lütfen, çok fazla gürültü çıkarmayın. Biliyorsunuz, tantana sevmiyorum. | Open Subtitles | لكن رجاءً بدون صراخ وعمل ضجَة أنتم تعلمون بأنني أكره الضوضاء |
| Sizi zorlamayacağım, Ama lütfen kimseye söylemeyin. | Open Subtitles | أنا لن أُجبركم , لكن رجاءً لا تخبروا احد. |
| Kılıcı kaybettiğim için beni suçlayabilirsin... Ama lütfen güven, onu yakında geri alacağım... kendi yöntemlerimle. | Open Subtitles | أنت يُمْكِنُ أَنْ تَلُومَني ..لخسران السيفِ. لكن رجاءً ثق ..بأنّني |
| Biliyorum kızgınsın Ama lütfen bir şey söyle. | Open Subtitles | النظرة، أَعْرفُ بأنّك غاضب، لكن رجاءً قُلْ شيءَ. |
| Yeni menü yapmak sorun değil, Ama lütfen dükkanı kapatmayın | Open Subtitles | ليس من السئ خَلْق طريقة جديدة، لكن رجاءً إفعل ذلك بعدما تغلق الدكان |
| Ama lütfen, evde oğlunuzun görebileceği şekilde tartışın. | Open Subtitles | لكن رجاءً ، وفروه لمنزلكم، لكيّ يراه ابنكم |
| ...Ama lütfen bir olay olmadan girin çıkın. | Open Subtitles | لكن رجاءً حاولا أن تدخلا وتخرجا بدون حاثة. |
| Burada hali hazırda listelenmiş pek çok işlem bulunmakta, Ama lütfen kendinizi sadece bunlarla sınırlandırmayın. | Open Subtitles | هناك عدد من العمليات التي ننقوم بها لكن رجاءً لا تحصروا أنفسكم بها |
| Ama lütfen arabayı çalıntıymış gibi sürmeyi bırak. | Open Subtitles | لكن رجاءً توقف عن قيادة هذه السيارة وكأنها مسروقة ، وتمهل |
| Bak, sizi bu tür düşünceler için yargılamamaya çalıştım Ama lütfen bana böyle şeyler söylemeyin. | Open Subtitles | انظر، أنا لا أحاول أن أحكم على ماذا تفعلون يا رفاق، لكن رجاءً لا تخبرني بأشياء كهذه. |
| Ama lütfen adresini benden aldığınızı söylemeyin. | Open Subtitles | لكن رجاءً لا تخبرها .حصلت على هذا منيِِِّ |
| Ama lütfen konseri planlandığı gibi devam ettir. | Open Subtitles | لكن , رجاءً دع الحفلة تستمر كما هي مقرر لها |
| Elbette düşüneceksin. Ama lütfen çok uzun sürmesin. | Open Subtitles | بالطبع، لكن رجاءً لا تستغرق وقتاً طويلاً |
| Ama lütfen işin bitince hemen gel. | Open Subtitles | لكن رجاءً تعالي إلى المنزل بعد العمل مباشرة |
| Vav, bunu senden istediğime inanamıyorum, Fakat lütfen annemle sapıkça seks yap. | Open Subtitles | النجاح الباهر، أنا لا أَستطيعُ إعتِقاد أَنا سُؤالك هذا، لكن رجاءً لَهُ جنسُ غريبُ مَع أمِّي. |
| Ancak lütfen endişelenmeyin. | Open Subtitles | لكن رجاءً لا تقلق. |