| Gerçekten, bu kadar erken gelmemeliydim ama biz biraz içtik. | Open Subtitles | تعلمين ، بجد ، انا حقا لم يكن علي أن آتي لهنا في الصباح الباكر لكن كنا نوعا ما نشرب |
| Koluma mermi geldiğinde neredeyse duruyorduk ama biz sarhoştuk, ve bu yüzden bir kere daha denemeye karar verdik. | Open Subtitles | كنا سنتوقف عندما أصبت في ذراعي لكن كنا نشرب وقررنا المحاولة مرةً أخرى |
| - Evet ama biz genç ve özgürdük. İkinci sefer zor oluyor. | Open Subtitles | أجل لكن كنا يافعين وحرين المرة الثانية صعبة |
| Ama seslerini duyardık. Özellikle de geceleri. | Open Subtitles | لكن كنا نسمعهما خاصةً أثناء الليل |
| Ama seslerini duyardık. Özellikle de geceleri. | Open Subtitles | لكن كنا نسمعهما خاصةً أثناء الليل |
| Koruyacaktım, ama sayımız çok azdı. | Open Subtitles | وددت أن أفعل ذلك لكن كنا قليلين |
| Koruyacaktım, ama sayımız çok azdı. | Open Subtitles | وددت أن أفعل ذلك لكن كنا قليلين |
| - ama biz zaten bir arada olacaktık. - Evet. Artı eşyalarımız olacaktı. | Open Subtitles | لكن كنا سنكون معاً على أي حال - أجل ، زائد أغراض أخرى كثيرة - |
| YaşIı adamlar gibi konuşmak istemem, ama biz daha basit bir zamanda yaşadık, öyle değil mi? | Open Subtitles | لا أقصد أن أبدو كرجل عجوز ... لكن كنا نعيش في الأيام الأسهل, أليس كذلك ؟ |
| ama biz okseotu'nun altında duruyorduk ve okseotu altında öpüşülür. | Open Subtitles | لكن كنا نقف تحت نبتة "الهَدال"َ (من ضمن الطقوس عيد الميلاد) |
| ama biz mutluyuz değil mi? | Open Subtitles | ... لكن كنا سعداء أليس كذلك؟ |
| ama biz deliydik, Hank. | Open Subtitles | لكن كنا مجنونين, (هانك) |