| Su kayağı kursuna yazılabiliyordun, ama ben hiç yazılmadım ve artık ömür boyu bir daha su kayağı yapamayacağım. | Open Subtitles | كان بأمكاني الأشتراك للتزلج على الماء لكنني لم أشتركُ أبداً الأن على الأرجح لن اتزلج على الماء ابداً |
| Hadi gidip su kayağı yapalım. | Open Subtitles | انظر لهذا، ياله من يوم. فلنذهب للتزلج على الماء. |
| Belki de bu hafta sonu seninle beraber eskiden yaptığımız gibi buz patenine gidebiliriz. | Open Subtitles | ربما في نهاية هذا الأسبوع يمكننا الذهاب للتزلج على الجليد مثلما كنا نفعل |
| Evet. Bir keresinde de ben Tina'yı buz patenine götürdüm. | Open Subtitles | نعم مره أخذت تينا للتزلج على الجليد |
| Diğeri ise; 8. sınıftaki ponpon kızlarla buz kayağına gider. | Open Subtitles | وتذهب للتزلج على الجليد مع مشجعات الصف الثامن |
| Ben seni su kayağına götürmeyi gayet de isterim. | Open Subtitles | إنه... تعلمين ماذا؟ سأكون سعيدا لأخذك للتزلج على الماء. |
| Hiç buz pateni sahası görmedin mi? | Open Subtitles | ألم تري مكاناً للتزلج على الجليد من قبل؟ |
| Hey, bebeğim, kaymaya hazır mısın? | Open Subtitles | أهلاً، عزيزتي. مستعدة للتزلج على الجليد؟ |
| Birlikte su kayağı yapardık. | Open Subtitles | كنا نذهب للتزلج على الماء سوية |
| Kaç yatın arkasında su kayağı yapabilirsin? | Open Subtitles | كم من اليخوت تلزم للتزلج على البحر؟ |
| Su kayağı yapmaya gidecektik. | Open Subtitles | المفترض أن أذهب للتزلج على الماء |
| Su kayağı yapmaya gidecektik. | Open Subtitles | المفترض أن أذهب للتزلج على الماء |
| Buz patenine gidelim mi? | Open Subtitles | هل تريدين ان تذهبي للتزلج على الجليد ؟ |
| Buz patenine gidiyoruz, millet! | Open Subtitles | إننا ذاهبان للتزلج على الجليد يا قوم |
| Kısa süre önce çocuklarla buz patenine gittik ve günün devamında altı yaşındaki oğlum Oliver, bana ailemizdeki en büyük çocuğun kim olduğunu sordu. | TED | مؤخرا، أخذنا هؤلاء الأطفال للتزلج على الجليد وفي وقت لاحق هذا اليوم، عزيزي أوليفر البالغ إحدى عشر عاما سألني، "ماما، مَن أكبر طفل في عائلتنا؟" |
| Sadece parka buz patenine gidiyoruz. | Open Subtitles | -نُريد أن نذهب للتزلج على الجليد بالحديقة فحسب . |
| Su kayağına gidecektik güya. | Open Subtitles | المفترض أن أذهب للتزلج على الماء |
| Sonrasında aramızdaki buzları kırmak için buz pateni yapmaya gidebiliriz. | Open Subtitles | وبعد ذلك عندما ينثلج وينطفئ غضبها يمكننا الذهاب للتزلج على الثلج |
| Sürekli beraber kaymaya gittiğimiz bir arkadaşımızın doktor bir arkadaşıyla randevusu varmış. | Open Subtitles | كان لديه موعد مع الطبيب, والذي صادف أن يكون صديقاً لصديق ذهبنا للتزلج على الجليد معه |