| Haberci kuşlarım var. merkeze gitmekte kararlı mısın? | Open Subtitles | انا مثل حامل الحمام الزاجل هل مازلت تريد ان نذهب للقسم ؟ |
| Beni merkeze götürdüler ve sübyancılıkla suçladılar. Tanrım! | Open Subtitles | أخذونى للقسم و وجهوا لى تهمة فعل فاضح فى الطريق العام و التحرش بقاصر |
| Ve sen hemen karakola gelmeni istiyorum bu şeyi konuşmamız gerekiyor. | Open Subtitles | وأنت أريدك الذهاب للقسم الأن هناك أشياء نريد ان نناقشها معآ |
| O zaman sabah ilk iş olarak karakola gelip... bu olayla ilgili ifade vereceksin. | Open Subtitles | سوف يأتون للقسم اول شئ فى صباح الغد و سوف يدلون بيان بيالحقيقة و انت سوف توقع عليه |
| Bu adam yalan yere yemin ettiğini itiraf etti. Jüri bu saçmalıkları dinlemek zorunda mı? | Open Subtitles | هذا الرجل اعترف بحنثه للقسم, يجب على المحلفين الاّ يستمعوا الى هذا الهراء ؟ |
| Tek söyleyebileceğim, şikâyetinizi yanlış bölüme ettiğiniz. | Open Subtitles | كل مااستطيع قوله انكِ اخذتي شكواك للقسم الخاطيء |
| O da, Vatikan Bölüm XIII'ün karşı kozu. | Open Subtitles | إنه الوقت الرابحة للقسم الثالث عشر التابع للفاتيكان |
| departmanın ne kadar çabuk daimi bir komiseri olursa, o kadar iyi. | Open Subtitles | أرى أنّه كلّما عجّلنا بإسناد ملازم دائم للقسم كان ذلك أفضل |
| Efendim, evinizi aramak için iznimiz var, ve bizimle merkeze gelmenizi de rica ediyoruz. | Open Subtitles | سيدي لدينا مذكرة لتفتيش المكان ونريدك أن تأتي للقسم |
| Görevli polise saldırdı ve merkeze götürülüyor. | Open Subtitles | لقد قام بالإعتداء على ضابط والأن سيذهب للقسم. |
| merkeze geri dönüp parçaları bir araya getirmeliyiz. | Open Subtitles | يجب ان نرجع للقسم و نبدأ في وضع تلك القطع سويا |
| Güzel vakit geçirdiğinize sevindim. Hemen merkeze gitmemiz gerek. Doldurmamız gereken raporlar var. | Open Subtitles | مسرور لقضائكم وقتا ممتعا علينا العودة للقسم وتعبئة التقارير |
| merkeze gidip bana ne olduğunu anlatabilirsin. Kanıtım olmadan gidemem, az önce bir polisi vurdum. | Open Subtitles | يمكننا العودة للقسم, و بإمكانكَ إخباري بما حدث |
| Pekâlâ, o zaman merkeze gidip teknikerlerin bakmasını isteriz. | Open Subtitles | ليس لدي كلمة السر إذن, لازلنا نحتاج الذهاب للقسم |
| Umarım ruhsatı vardır. Ruhsatınızı ilk fırsatta karakola getirin. | Open Subtitles | أتمنى أن يكون لديك ترخيص له تعال للقسم وأحضره بأسرع وقت |
| Umarım ruhsatı vardır. Ruhsatınızı ilk fırsatta karakola getirin. | Open Subtitles | أتمنى أن يكون لديك ترخيص له تعال للقسم وأحضره بأسرع وقت |
| Bakın, yarına kadar dönmezse karakola gelirsiniz, olur mu? | Open Subtitles | أسف فلتأتى للقسم فى الغد فى حالة أذا لم تعود |
| Soygun esnasında ağaçkakan kostümündekinin sen olmadığına yemin ediyor. | Open Subtitles | إنها مستعدة للقسم أنك لم تكن ترتدي زي نقار الخشب عندما سُرقَ البنك |
| Tıbbi bölüme yanımızda biri olmadan giriş iznimiz yok. | Open Subtitles | و لم يعد يسمح لنا بالذهاب للقسم الطبى دون أن يرافقنا أحد |
| Bölüm başkanı olarak, bu kurumdaki kadınların sistematik olarak boyunduruk altına alınması gerçeğini nasıl düzelteceksiniz? | Open Subtitles | كرئيس للقسم كيف تخطط لمعالجة مشكلة الاستعباد النسائي في هذه المؤسسة؟ |
| Çok yakında departmanın başında tekrar ben olacağım. | Open Subtitles | وقريباَ جداَ أعود لك كمستشار للقسم الأمني |
| Bu bölümün lideri olarak son görevim bunun olduğundan emin olmak olacak. | Open Subtitles | آخر شيء سأقوم به كرئيسه للقسم هو ان اتأكد ان هذا سيحدث |
| Kuzeydoğu bloğuna giden koridoru gördüm. | Open Subtitles | أنا أرى الرواق المؤدي للقسم الشمالي الشرقي |
| Tüm departmana grip bulaşabilir. | Open Subtitles | لا أريد أن أجلب الأنفلونزا معي للقسم |
| Görünen o ki, testlerin pozitif çıkması durumunda yönetimin her şeyi araştırıp benim keş ya da kaltak olduğumu ve bu nedenle HİV kaptığımı kanıtlamaya çalışacaklarını söylemeyi unuttu. | Open Subtitles | يبدو أنه نسى إخباري أنه إن كان الفحص إيجابياً أنهم سيرسلون الأمر للقسم الشرعي و سيقومون بالبحث عن أي تاريخ قذر محاولين إثبات |
| Gerek yok, siz polis merkezine gelip bırakırsınız ve... faturayı da mutlaka getirin. | Open Subtitles | ................ لا لم لا تحضرينه للقسم فقط و تأكدى ان ترفقى معه الفاتورة |