Buraya bugün bir kalp nakli yapmak için geldim. | Open Subtitles | أنا هنا للقيامِ بعمليّةِ زرعِ قلبٍ اليوم أنا جرّاحةٌ قلبيّة |
Apne değil ve burası da değişik teşhis koymak için çok aptalca bir oda. | Open Subtitles | إذا فهو ليس انقطاع تنفّس وهذه غرفةٌ غبيّةٌ للقيامِ بتشخيصٍ تفريقيٍّ فيها |
Kanıtlanmamış, çılgınca bir test yapmak için iznine ihtiyacım yok. | Open Subtitles | لستُ بحاجةٍ لموافقتك للقيامِ بأحد علاجاتي المجنونةِ الخلافيّة |
Ama saygı duyduğum ve takdir ettiğim biri beni buraya iş için yolladı, yani yapıyorum. | Open Subtitles | لكن شخصاً أقدرهُ وأحترمهُ كثيراً أرسلني إلى هنا للقيامِ بعمل لذا أنا أفعلهُ |
Böyle bir hasar için çok fazla TNT gerekir. | Open Subtitles | قد تَحتاجُ الكثيرَ مِنَ الُمتفجرات للقيامِ بهذا النَوعِ من الضررِ. |
Jack, buraya sadece küçük bir inşaat işi için geliyorum. | Open Subtitles | أنا هنا للقيامِ بعملِ بناءٍ بسيطٍ يا جاكـ |
Ve bunları yapmak için o salak sınıflara gitmeme gerek yok. | Open Subtitles | .ولا أحتاجُ بأن آتِ لحصتك الغبيّة للقيامِ بذلك |
Takdire değer bir şey yapmak için bir nedene mi ihtiyacım var? | Open Subtitles | أأحتاج لسببٍ للقيامِ بشيءٍ رائع؟ |
Yeni bir iş çevirmek için buraya gelmişler. | Open Subtitles | لقد اتيا هنا للقيامِ بحيلةٍ اخرى اخبريني ، متى وصلت إلى "اواهو"؟ |
Ama bunu yapmak için hiç efor sarf etmiyorsun. | Open Subtitles | ولكنَّكـ... لم تبذلي جهداً للقيامِ بذلكـ أبداً |
Tüm bu çaba, baştan beri güvenmediğin bir kadın için. | Open Subtitles | بتوظيف أعضاءِ "جورخا" سابقينَ للقيامِ بأعمالهم القذرة؟ - أتتكبدُ كلَّ هذا العناءِ - |
Malee yapmam için yalvardı. | Open Subtitles | لقد توسلتْ لي "مالي" للقيامِ بذلِكَـ |
Lavman yaptırmak için. | Open Subtitles | وقتٌ لماذا؟ للقيامِ بـ... |
Senin için mutluyum, Harvey, ve bütün bunları duymak istedim, söylediğin gibi, Yapmam gereken bir çok iş var, eve gitmek istiyorum, Bu yüzden... | Open Subtitles | ،)إنني سعيدةٌ لك يا (هارفي ،وأريدُ بأن اسمع عن كل الأمر لكن كما قلت ، فإن ،لدي الكثير من العمل للقيامِ به وأريدُ بأن أذهبَ إلى المنزل ...قبلَ منتصفِ الليل ، لذا |