Az önce yaptığın şey için iyi bir hafızadan daha fazlası gerekir. | Open Subtitles | ما فعلته للتو يحتاج لما هو أكثر من ذاكرة تصويرية |
O kitaptaki hiçbir şey için deneysel kanıt yok. | Open Subtitles | لا يوجد أي أساس تجريبي لما هو بذلك الكتاب |
Bırakalım da her şeye Roma kanunları karar versin. | Open Subtitles | فلتجعل قوانين روما حكمًا على كل شيء بينما سأظل ممتلكًا لما هو لي |
Böylece, Charming için en iyi olanın ne olduğuna karar verebileceksin. | Open Subtitles | لكي تتخذ خيارك الخاص لما هو الأفضل لمصلحة " تشارمين " |
Ne pahasına olursa olsun hepimizin doğru olanı savunabileceği fikri. | Open Subtitles | هي أن نتكاتف جميعاً لما هو حق، مهما حدث. |
Ama bu cinsel karar almada neyin mantıklı olduğu üzerine olan denklemi değiştiriyor. | TED | ولكن هذا يغير المعادلة لما هو منطقي او واقعي في خيارات ممارسة الجنس |
Neden o olduğunu bilmiyorum, ama işe yaradığını biliyorum. | Open Subtitles | لم أعرف لما هو بالضبط، لكن أعرف أن مايقوم به حقيقي. |
Askerlerimiz kadınlarını toplayabilir ve onları Olacaklara hazırlayabilirler. | Open Subtitles | و سيتمكّن جنودنا من جمعِ النساءِ و تحضيرهم لما هو آت. |
Gerçekte olan şey için.... ...korkunç kelime seçimleri, ama,güzel bir düşünce. | Open Subtitles | تعبير مرعب لما هو في الواقع , حسناً شعور جميل . |
Bunu yapmaktan nefret ediyorum ama gelen şey için pek hazır sayılmazsın. | Open Subtitles | ..أتا حقا أكره فعل هذا لكنك لست مستعدة لما هو قادم |
Bana yaptığı şey için hak ettiği cezayı almalı. | Open Subtitles | أنا فقط أُريدُ عقوبةً لما هو عَمِلَ لي. |
Ama inandığın şey için savaşırsan sıradan bir dansçı olarak kalmazsın en iyilerden biri olursun. | Open Subtitles | -لكن اذا قاتلت دائما ما تشعرين به -لن تتمكن من القفز لما هو ليس رقصا " فحسب -بل راقصه رائعه |
Ben önünde gördüğün şeye ilgi duyarsın derim. Bu kadar. | Open Subtitles | انا اقول بأنك منجذب لما هو أمامك نهاية القصة |
Daha fazla şeye ihtiyacınız olduğu bir gerçek İmparator hazretleri. | Open Subtitles | من الواضح أنك تحتاج لما هو أكثر,صاحب الجلالة.. |
Hayır. Bir Yahudi kadın özellikle yasak olanın güçlü baştan çıkarmasına savunmasızdır, kısmen hayvan olduğundan. | Open Subtitles | الأنثى الأجنبية معرضة للاستمالة الممتلئة لما هو ممنوع |
Sen değerli olanın kıymetini bilirsin, Julia, | Open Subtitles | تَعْرفُ، لما هو يساوي، جوليا، |
Buralar benim oğluma ait. Oğlum kendine ait olanı almak için geldi. | Open Subtitles | إبني لديه الإدعاء الأقدم جاء لما هو حقه |
Dinle... bazen, bazı insanlar hayatta neyin önemli olduğunu unuturlar. | Open Subtitles | اسمع بعض الناس يفقدون الرؤية لما هو مهم في الحياة |
O posterle Neden o kadar ilgilenmiş? | Open Subtitles | لما هو مهتم للغاية بهذا الملصق الإعلاني |
Ağaç, Olacaklara hazır olduğumu ispatlamam gerektiğini söyledi. | Open Subtitles | ألزمتني الشجرة بقتله لإثبات أنني مستعدة لما هو آتٍ. |