| Hayati derecede önemli bir şey bulduğumu bilmek seni memnun edecektir. | Open Subtitles | ستكون مسرور لمعرفه أنى قد وجدت شيئا مهما الى حد كبير |
| Uzak durursan, akılları karışır ve nedenini mutlaka bilmek isterler. | Open Subtitles | ولكن لو ركضت منهم أرتبكن و ركضنا ورائك لمعرفه سبب أرتباكهم |
| Otopsiden önce onun Parsa'nın koruması olduğunu Öğrenmenin bir yolu var mı? | Open Subtitles | هل هناك طريقه لمعرفه ما إذا كان حارس بارسا الشخصى قبل إجراء التشريح؟ |
| Gerçekten neler olduğunu Öğrenmenin tek yolu ailesinin de orada olması. | Open Subtitles | لان الطريقه الوحيده لمعرفه الحقيقه تكون عندما يكون والداه متواجدين |
| Gelişimini izlemek, kötü olup olmayacağını öğrenmek için hâlâ zaman var. | Open Subtitles | ولا يزال هناك وقت لمراقبته و هو ينمو. لمعرفه ما اذا سيكون شريراً ام لا. |
| Bundan oldukça şüphe duyuyorum, neyi kapsadığını öğrenme şansın oldu mu? | Open Subtitles | اشك بذلك, ولكن هل هناك اي فرصه لمعرفه ذلك? |
| Bence burada olanları öğrenmemiz lazım. | Open Subtitles | أظن أنه سيهدينا لمعرفه ماذا حدث هنا |
| ..o yüzden benim bunları bilmeye ihtiyacım yok. | Open Subtitles | انا لست بحاجة لمعرفه هذه الاشياء. |
| Birinin söylediği kişi olup olmadığını anlamanın tek yolu bu. | Open Subtitles | إنها الطريقة الوحيده لمعرفه إن كان هذا الشخص يقول اسمه الحقيقي |
| Üzgünüm ama kalemimi kimin aldığını bilmeliyim. | Open Subtitles | أنا أسفه، و لكن أحتاج لمعرفه الشخص اللذي أخذ قلمي |
| Yapanın ben olmadığımı bilmek ne kadar iyi hissettiriyor bilemezsin. | Open Subtitles | لاتعلمين مدى الأرتياح لمعرفه أنه لم يكن أنا |
| Beni bir damla olsun mutluluğun beklediğini bilmek istiyorum. | Open Subtitles | أحتاج لمعرفه انه هنـاك بعض السعادة في أنتظـاري |
| - Bunu? Bunu kimin çizdiğini bilmek istiyorum. Bu polis raporundaki grafiti. | Open Subtitles | انا بحاجه لمعرفه من رسم هذه هذا الجرافيتي من تقرير الشرطه. |
| Bu yüzden içimizden hangimizin en iyisi olduğunu Öğrenmenin tek yolu aynı hedefin peşine düşmemiz. | Open Subtitles | لذا خمنت ان الطريقه الوحيده لمعرفه من الأفضل بصوره اكيده... ان نتنافس على هدف واحد... على نفس العمليه |
| - Öğrenmenin tek yolu var. | Open Subtitles | حسنا, توجد طريقه واحده لمعرفه ذلك |
| Bunu Öğrenmenin bir yolunu biliyorum. | Open Subtitles | انا اعرف طريقه واحده لمعرفه ذلك |
| Onun bildiği şeyleri öğrenmek için neden başka yere gitmeliyim anlamıyorum. | Open Subtitles | لذا لا أفهم لما يجب على الإنتقال لمعرفه ما يعرفه هو مسبقاً |
| Sevdiğim adamla ilgili her şey oradayken, nasıl olur da onları öğrenmek istemem? | Open Subtitles | كيف يمكنيني ان لا اعرف ذلك كل شئ لمعرفه الرجل الذى أحب؟ |
| Nerede olduğunu öğrenme zahmetine katlansaydın yani. | Open Subtitles | ماذا لو بحثت لمعرفه اين هو . اتفهمني ؟ |
| İsminizi öğrenme zahmetinde bulunmayan insanlar için yerleri temizliyorsunuz. | Open Subtitles | لمعرفه أخر أسمك |
| Renard'ın bilip bilmediğini öğrenmemiz gerek. | Open Subtitles | نحن بحاجه لمعرفه ان كان رينارد يعرف |
| Hayır, bunu öğrenmemiz imkansız. | Open Subtitles | لا,لا يوجد طريقه لمعرفه ذلك |
| Kamuoyunun bilmeye hakkı var. | Open Subtitles | الناس لهم الحق لمعرفه ذلك |
| - anlamanın tek yolu var. - Evet. | Open Subtitles | طريقه واحده فقط لمعرفه ذلك أجل |
| Ama bunu yapabilmek için, onun nerede olduğunu bilmeliyim ki böylece olmadığı bir yerde olabileyim. | Open Subtitles | ولكن لاقوم بذلك ساكون بحاجه لمعرفه مكان تواجده حتي اتواجد حيثما لا يكون |