| Başka nereye gideceğimi bilemedim. | Open Subtitles | لم أدري إلى أين أذهب عدا هنا فحسب |
| Kavga etmiştik. Ne yapacağımı bilemedim, tamam mı? | Open Subtitles | لقد تشاجرنا، لم أدري ما أفعل غير ذلك. |
| Ne diyeceğimi bilemedim. | Open Subtitles | لم أدري ماذا أقول |
| Birbirlerinden hoşlandıklarını biliyordum, ama işlerin bu raddeye geldiğinden haberim yoktu. | Open Subtitles | أعلم بأنّهم كانوا يراقبوننا، لكن لم أدري بأنّه سيصل لهذا الحدّ |
| Onun gidecek yeri yoktu, benim de ne yaptığımdan haberim yoktu. | Open Subtitles | بدا أنه ليس لديه مكان يذهب إليه و لم أدري ماذا أفعل |
| Tatlım, sende ne bulduğumun farkında değildim. | Open Subtitles | و لم أدري ما الذي جذبني فيك. |
| En azından bi arasaydın. Annene ne diyeceğimi bilemedim. | Open Subtitles | لم أدري ماذا أقول لوالدتك |
| Başka nereye bakayım bilemedim. | Open Subtitles | لم أدري إلى من ألجـأ. |
| Ben... Ben başka kimi arayacağımı bilemedim. | Open Subtitles | لم أدري لمن ألجأ |
| Ne yapacağımı bilemedim. | Open Subtitles | حسنا، لم أدري ما أفعل. |
| Size söylemeli miydim bilemedim. | Open Subtitles | لم أدري إن كان علي إخبارك. |
| Bu yüzden sana nasıl söyleyeceğimi bilemedim. | Open Subtitles | لهذا لم أدري كيف أخبرك بالأمر |
| Ne yapacağımı bilemedim. | Open Subtitles | لم أدري ما العمل |
| - Anne. Ve tabii ki, O'na ne diyeceğimi bilemedim. | Open Subtitles | -وبالطبع، لم أدري ما أخبرها |
| Danny, ne diyeceğimi bilemedim. | Open Subtitles | (داني) ، لم أدري ما أقول. |
| Bugün Konsey'in bize katılacağından haberim yoktu. | Open Subtitles | لم أدري أن المجلس سينظم لنا اليوم |
| Hayır, sen söyleyene kadar orada olduğunun bile farkında değildim. | Open Subtitles | -كلا، لم أدري بتواجده سوى الآن |