| Cesetleri görmedik ama bir çok kadın ve çocuğu kanlar içinde yatarken gördük. | Open Subtitles | لم نرى قتلى لكننا رأينا العديد من النساء والأطفال غارقة في برك دماء |
| Bir tek spesifik zarara ait hiçbir delil görmedik ve bu nedenle aldığım kararlarla ilgili vicdanen rahatım. | TED | نحن لم نرى أية أدلة أو حتى حادثة مجردة لأذى معين وبسبب ذلك أنا مرتاح مع القرار الذي قمت به |
| Ve en önemlisi yıllar boyu çalışmanın ötesinde, zamanla gelişme görmedik. | TED | وأهم ما في الأمر أنه خلال فترة سنوات الدراسة، لم نرى أي تحسن على مرالزمن. |
| 14 gündür güneş görmüyoruz. Fırtına bizi sürüklüyor. | Open Subtitles | لم نرى ضوء الشمس منذ 14 يوم كنا ننجرف خلال العاصفة |
| Çoğumuz, ben de dahil daha önce bir tanrı görmemiştik. | Open Subtitles | معظمنا، بما فيهم أنا، لم نرى إلهًا حقيقيًا من قبل |
| Ama son birkaç mil kimseyi görmediğimizi fark ettin mi? | Open Subtitles | هل لاحظتِ أننا لم نرى أي شخص منذ عدة أميال؟ |
| Birbirimizi bütün gün görmedik. | Open Subtitles | حسناً، نحن لم نرى بعضنا البعض طوال اليوم |
| 14 gündür güneş yüzü görmedik. Fırtına da dolaştık durduk. | Open Subtitles | لم نرى ضوء الشمس منذ 14 يوم كنا ننجرف خلال العاصفة |
| Bir haftadır birbirimizi görmedik ve sen bana böyle aptalca birşey soruyorsun. | Open Subtitles | ,لم نرى بعضنا منذ أسبوع وتسـألني هذا السؤال السخيف؟ |
| - görmedik. - Hayır, gördüğümüzü sanmıyorum. | Open Subtitles | ـ إننا لم نرى عربة سيدان زرقاء ـ لا ، لا أعتقد أننا رايناها |
| Üzgünüm. Birbirimizi uzun zamandır görmedik. | Open Subtitles | أنا آسفة، نحن لم نرى بعضنا منذ مدة طويلة. |
| Fakat asla Tech Value Electronic Superstore'daki gibi evrensel-çağ değerleri görmedik! | Open Subtitles | ولكننا لم نرى أسعار عصر الفضاء كما رأيناها هنا فى متاجر تِِك فاليو للألكترونيات |
| Tüm yüzey değişti, ve daha önce onu hiç görmedik. | Open Subtitles | مع مرور الوقت، سطح الكوكب بالكامل قد تغير. لذا فلا عجب أننا لم نرى ذلك من قبل. |
| Resif pek çok küçük balıkla harika görünüyordu fakat Avustralya'da gördüğümüz kadar büyük balık neredeyse görmedik ve bu beni endişelendirdi. | Open Subtitles | تبدو الشعبة المرجانية عظيمة بالكثير من السمك الصغير لكنّنا لم نرى العديد من السمك الكبير بينما نحن عملنا في أستراليا |
| Fakat hala niçin Rangiroa'nın meşhur gri resif köpek balığı sürülerini görmedik? | Open Subtitles | لكن لماذا لم نرى أسماك القرش الضخمة في شواطئ الشعبة المرجانية العظيمة لرانغيروا المشهورة بهم |
| Demek istediğim, daha önce böyle bir dava görmedik. | Open Subtitles | لايمكنكانكارهذا . لم نرى مسألة أو حالة كهذه من قبل. |
| Uzun süredir birbirimizi görmüyoruz diye mi? | Open Subtitles | هل لأننا لم نرى بعضنا البعض لفترة طويلة؟ |
| Bizim için yapıyorsun ama birbirimizi hiç görmüyoruz. | Open Subtitles | -لقد أصبحتُ مهماً تفعل كل هذا من أجلنا, لكننا لم نرى بعضنا أبداً. |
| Evet, fakat savaşın sonundan beri bu seviyede bir koordinasyon görmemiştik. | Open Subtitles | أجل، لكن لم نرى هذا المستوى من التنسيق منذ نهاية الحرب. |
| Bayanları görmediğimizi söylemek onu kesinlikle memnun etmeyecektir. | Open Subtitles | ولو قيل له باننا لم نرى السيدات فلن يرضيه ذلك كما هو متوقع |
| Birbirimizi görmeyeli 20 küsür yıl oldu beni bu şekilde göreceğin aklımın ucundan geçmezdi. | Open Subtitles | حوالي 20 سنة لم نرى بعضنا ماكنت أتوقع رؤيته هكذا |
| Bu şey başladığından beri ne kimseyi gördük ne de konuştuk. | Open Subtitles | نحن لم نرى أو تحدثنا إلى أي شخص منذ بدأت الحرب |
| Ancak Sahra altı Afrika'sında, yıllarca süren enerji projelerine rağmen, bu faydaları pek de göremedik. | TED | لكن في أفريقيا جنوب الصحراء الكبرى، رغم عقود من مشاريع الطاقة لم نرى فعلًا هذه الفوائد المرجوة |
| Ben 1965'te çiftliği kaybedip, geçinmek için polis olduğumdan beri görüşmemiştik. | Open Subtitles | نحن لم نرى بعضنا البعض منذ أود أن فقدت المزرعة في '65. أخذت عمل موحد لتغطية نفقاتهم. |