| Bu palyaço en azından Yahudi olup olmadığı mı sormadı. | Open Subtitles | على الأقل لم يسأل هذا المهرج عما إن كنت يهودياً |
| Tabii ki bu sorunun cevabını içeren hiçbir sayfa bulamazsınız çünkü daha önce kimse sormadı bu soruyu. | TED | بالطبع، لا توجد صحفة على الإنترنت تحوي الإجابة على ذلك السؤال لأنه لم يسأل أي شخص ذلك السؤال من قبل. |
| Hiç kimse bana minicik bir kulübede yaşamak ister miyim diye sormadı. | Open Subtitles | لم يسأل أحد بيندر أبداً إذا كان يريد العيش في منزل صغير جداً |
| Kimse kan kaybına razı mısın, ya da seni listeye sokmamız için... ya da seni listeye sokmamız için takla atar mısın diye sormadı. | Open Subtitles | لم يسأل أحد لو تتخيل النزيف أو إن كنت تتعثر أو تتشقلب أو تجر عربة للدخول في القائدة |
| Buraya gelene kadar ailesinden onlarla yaşayıp yaşamayacağımı sormamış. | Open Subtitles | في الحقيقة لم يسأل والديه ان كان بإمكاني العيش معهم حتى وصلت |
| Hiç kimse Bob Dylan'a şöyle sordu mu? | Open Subtitles | لما لم يسأل أحد بوب ديلان |
| Bay Houdini o gün bana olanlar hakkında hiç bir şey sormadı. | Open Subtitles | السيد هوديني لم يسأل عن الكلمات الغريبة التى صدرت مني |
| Beni tekrar görüp göremeyeceğini bile sormadı. | Open Subtitles | لم يسأل حتى إن كان بإمكانه أن يراني مجدداً |
| Şu an düşününce komik gelse de onca yıldır içinizden hiçbiri ilk adımı sormadı. | Open Subtitles | انه من المضحك، الآن عندما أفكر في ذلك، ولكن في كل تلك السنوات لم يسأل أحدكم عن اسمي الأول. |
| Bilmekten hoşlandığım bir şey. Daha önce kimse sormadı da. | Open Subtitles | هذا فقط شيء أحب أنني أعرفه ، لم يسأل أحد قط |
| Sanığa karısının öldüğü söylendiğinde nasıl öldüğünü sormadı. | Open Subtitles | وحينما تمّ إخبار المتّهم بشأن وفاة زوجته، لم يسأل حتى كيف ماتت. |
| Her şey babanı mutlu etmek içindi ama hiç kimse seni neyin mutlu ettiğini sormadı. | Open Subtitles | لجعل والدك سعيد ولكنّ لم يسأل أحد أبدا عن الشي الذي يسعدك |
| Sanığa karısının öldüğü söylendiğinde nasıl öldüğünü sormadı. | Open Subtitles | وحينما تمّ إخبار المتّهم بشأن وفاة زوجته، لم يسأل حتى كيف ماتت. |
| Kimse bana kim olmak istediğim sormadı. | TED | لم يسأل أحد أبدًا ماذا أردت أن أكون. |
| Tabi ki Aristotle hiçbir zaman bir çocuğa bu soruyu sormadı, çünkü o deney yapma derdine girmedi, aynı şekilde St. Thomas Aquinas. | TED | إذا من الواضح أن أرسطو لم يسأل طفلاً أبداً عن هذه النقطة بالتحديد، لأنه بالطبع لم يتكبد عناء القيام بالتجربة، ولم يقم بها القس، توماس أكويناس كذلك. |
| Fakat küçük çocuklar ve dahilerin sevdiği soruyu kimse sormadı: | Open Subtitles | القيام بأشياء رائعة لكن أحداً لم يسأل ذلك السؤال المُفضل للأطفال الصغار "و العباقرة على حد سواء. "لماذا؟ |
| Tenoch asla sebebini sormadı. | Open Subtitles | تونيوتش لم يسأل عن السبب ابداً |
| Çok tatlı biridir. Bir kez olsun sormadı. | Open Subtitles | لقد كان لطيفاً و لم يسأل و لا مرة |
| Ben de Daffy Duck. Bunu sormamış ol. | Open Subtitles | أنا دافي البطة الشخص الذي لم يسأل |
| İşveren nakit çalışıyormuş ve çok soru sormamış. | Open Subtitles | دفع المالك له نقداً و لم يسأل الكثير |
| Seni ne sordu ne aradı. | Open Subtitles | لم يسأل عنكِ، ولم يتّصل |