| O zaman bu anın, bir dahaki buluşmamıza dek sürmesini sağlayalım. | Open Subtitles | إذاً لنحرص على أن تدوم هذه اللحظة حتى المرة المقبلة. |
| Hadi o zaman kalanlarımızın da aynı şekilde dönmemesini sağlayalım. | Open Subtitles | لنحرص على أن لا يعود بقيتنا للديار كذلك |
| Biz onu açamazsak onun da açamayacağından emin olalım. | Open Subtitles | إذا كنا لا نستطيع فتحه, لنحرص على أن لا يستطيع هو أيضاً |
| Berbat bir yemek yemeyeceğimizden de emin olalım. | Open Subtitles | لنحرص على أن نتناول وجبة سيئة قبل الذهاب أيضًا |
| Malikanenin pırıl pırıl olduğundan emin olmak için daha fazla çalışmamız gerekli. | Open Subtitles | يجب أن نعمل بجدٍ أكبر لنحرص على نظافة المزرعة |
| Bir daha olmamasından emin olmak için. | Open Subtitles | لنحرص على عدم تكرار ما حصل |
| - Evet. O halde ölmememi sağlayalım. | Open Subtitles | لنحرص على ألا أموت |
| Böyle olmamasını sağlayalım. | Open Subtitles | لنحرص على أن لا يحصل هذا |
| Başarılı olmasını sağlayalım. | Open Subtitles | لنحرص على نجاحه |
| Bir daha teknesini kullanmayacağından emin olalım. | Open Subtitles | لنحرص على ألا يتخذ جولات قاربية أخرى |
| Hadi. Onlara katılmadığımızdan emin olalım. | Open Subtitles | هيّا بنا و لنحرص على عدم الانضمام إليهم |
| O kadar ileri gitmeyeceğinden emin olalım. | Open Subtitles | لنحرص على أن لايصل الأمر لهذا الحد |
| - ...girdiğimizden emin olalım. | Open Subtitles | بحذر يا "كورنيليس"، لنحرص على أن نعرف ما نحن مقبلين عليه |
| Önce yaşayabileceğinden emin olalım. | Open Subtitles | لنحرص على أنها ستعيش أولا |
| Ariadne'nin ölümünden emin olmak için geçide gitmeliyiz. | Open Subtitles | يجب أنْ نذهب للوادي لنحرص (على موت (أريادني |