| "Bir tanecikten daha bir şey olmaz," deyip durduk, ve sonra hepsi gitmişti. Üzgünüz! | Open Subtitles | ظللنا نقنع أنفسنا بأن واحدة اضافية لن تضر و عندما اختفت جميعها ، انتهينا بالأسى |
| Diyelim ki buradaki vatandaş bir bardak su içmek istedi. Sadece bir bardak, bir şey olmaz değil mi? | Open Subtitles | لنفترض أن هذا الرجل أخذ رشفة من المياه رشفة بسيطة لن تضر أحد |
| Belki bir tane daha yapsak bir şey olmaz. | Open Subtitles | ربما واحدة اخري لن تضر |
| Haklısın, ama içeriden biraz muhalefetin hükümete bir zararı olmaz diye düşünüyorum. | Open Subtitles | ليس تمامًا، لكني أتصور أن معارضة بسيطة في الحكومة، لن تضر |
| Enkazın altında gömülü kalan insanları düşünüyorum da, iki damla suyun bana zararı olmaz. | Open Subtitles | لقد مات الكثير من الناس تحت الأنقاض. بضع قطرات من الماء لن تضر لا تقلق. |
| Az buçuk paranoyadan zarar gelmez. | Open Subtitles | والذى كان يثير الشك جرعه صغيره من الارتياب لن تضر |
| Bir yudumdan kimseye zarar gelmez, değil mi? | Open Subtitles | أعتقد أن رشفة من الجعة لن تضر أليس كذلك؟ |
| Birkaç aylık daha testin zararı olmazdı. | Open Subtitles | بضعة أشهر إضافية من الاختبار لن تضر. |
| Bir kaç dereceden bir şey olmaz. | Open Subtitles | لن تضر بضع درجات |
| Bir kaç dereceden bir şey olmaz. | Open Subtitles | لن تضر بضع درجات |
| Birkaç günden bir şey olmaz. | Open Subtitles | أيام قليلة لن تضر |
| Birkaç dakikadan bir şey olmaz. | Open Subtitles | .بضع دقائق هنا لن تضر |
| Bir taneden bir şey olmaz eminim. | Open Subtitles | بالتأكيد مرة واحدة لن تضر |
| -Hiç sanmıyorum. Birazcık bilgi almanın zararı olmaz. | Open Subtitles | أتعرفين, القليل من المعلومات لن تضر أحداً |
| -Hiç sanmıyorum. Birazcık bilgi almanın zararı olmaz. | Open Subtitles | أتعرفين, القليل من المعلومات لن تضر أحداً |
| - Hadi ama, birkaç gün daha kalsan zararı olmaz sana. | Open Subtitles | هيا,بضعه أيام أخرى لن تضر ماذا |
| Arkaplanda biraz Vivaldi'nin zararı olmaz. (Kahkahalar) | TED | فقليلاً من معزوفات " فيلفالدي " لن تضر أحد . (ضحك) |
| Biraz hız yapsak kimseye zarar gelmez sanırım, değil mi? | Open Subtitles | وموهبة صغيرة في مزلاق جليد لن تضر أيضاَ |
| Oliver'ın iyi olduğuna eminim. Ama onu ziyaret etmekten zarar gelmez. | Open Subtitles | ،أنا واثق أن (أوليفر) بخير لكن زيارته لن تضر |
| Sizden gelecek biraz yardımın zararı olmazdı. | Open Subtitles | مساعده صغيرة منك لن تضر |