| Kaseti elime alana kadar kimse bir yeri aramayacak. | Open Subtitles | ، لن يتصل أحد بخفر السواحل . إلا بعد أن أحصل على الشريط |
| Kimse polisi aramayacak. Al da git şu parayı. | Open Subtitles | لن يتصل احدا بالشرطة, فقط خذ المال ارجول |
| Evet, Christy'nin onu asla aramayacak başka bir adam buldu... | Open Subtitles | أجل كريستى عرفت رجل لن يتصل بها أبدا ونحن نحاول أن نظهر تعاطفنا معها |
| Doğru olmasa arayıp söylemezdi de. | Open Subtitles | وهو من المؤكد لن يتصل ويخبرنا إذا كان هذا غير صحيح |
| Onun aramayacağını kabullenirsen kendini daha iyi hissedersin. | Open Subtitles | ستشعرين بأنك افضل بكثير -عندما تقبلين الفكرة فقط بأنه سوف لن يتصل بك |
| Riziko'dan falan aramayacaklar. Ne zaman uyanacaksın ? | Open Subtitles | عزيزتي البرنامج لن يتصل متى سوف تصحين ؟ |
| Her halde, gerçek bir fırsatla aramayacak. | Open Subtitles | . على الأرجح لن يتصل مع أية فرص حقيقية |
| Hayır zavallım! Sana söyledim, aramayacak. | Open Subtitles | لقد أخبرتك أنه لن يتصل أيتها الفاشلة |
| Ama sanırım artık aramayacak. | Open Subtitles | ولكن أعتقد بأنه لن يتصل بعد الأن. |
| Hiç aramayacak, değil mi? | Open Subtitles | لن يتصل أبداً , هل سيفعل ؟ |
| Bu gece aramayacak. | Open Subtitles | إنه لن يتصل الليلة |
| - aramayacak değil mi? | Open Subtitles | لن يتصل ابداً ، اليس كذلك ؟ |
| Phil Hymore FTK'yı aramayacak. | Open Subtitles | هيمور لن يتصل باللجنة |
| Kimse birini aramayacak. | Open Subtitles | لن يتصل أحد بأي أحد |
| Kimse birini aramayacak. | Open Subtitles | لن يتصل احد بأي احد |
| Doğru olmasa arayıp söylemezdi de. | Open Subtitles | وهو من المؤكد لن يتصل ويخبرنا |
| Asla aramayacağını biliyorsun, değil mi? | Open Subtitles | أنت تعلمين انه لن يتصل بك ابداً, صحيح؟ |
| Riziko'dan falan aramayacaklar. Ne zaman uyanacaksın? | Open Subtitles | عزيزتي البرنامج لن يتصل متى سوف تصحين ؟ |