| Şu an burada olsaydı, Ona aklımdan bir parça vermek isterdim. | Open Subtitles | بروك: لو كان هنا الآن، أود أن يعطيه قطعة من ذهني. |
| Ama eğer burada olsaydı sana aynı şeyi söyleyeceğinden eminim. | Open Subtitles | ولكني أعلم أنه لو كان هنا كان سيخبرك الشيء ذاته |
| Sanırım, eğer şu an burada olsaydı muhtemelen ona şunu söylerdim: | Open Subtitles | لكني أعتقد أنه لو كان هنا الآن كنت لأخبره حتماً ان كل شيء نجح |
| Şu an burada olsa, işkence olsun diye sonuna kadar dinleme için zorlardı. | Open Subtitles | لو كان هنا الآن، لأرغمني على سماعها حتى النهاية، فقط لِيُعدبني |
| Ama burada olsa o da size aynı şeyi söylerdi. | Open Subtitles | و لكن لو كان هنا كان سيخبرك بنفس الشىء |
| Eğer buradaysa, üçümüz onunla baş edebiliriz. | Open Subtitles | لو كان هنا ، نحن الثلاثة نستطيع التعامل معه |
| Şunu biliyorum, nasıl türde bir adam olduğunu ve neye karşı olduğumuzu düşününce... hâlâ burada olmasını dilerdim. | Open Subtitles | بمعرفة طراز الرجل الذى أعرفه و معرفة ما كنا نواجه كنت أتمنى لو كان هنا الآن |
| Eğer burada olsaydı, sabah akşam dayak yemesini isterdim... tıpkı senin babana olduğu gibi. | Open Subtitles | لو كان هنا لتمنيت أن يتم ضربه كل يوم صباح مساء كما تعرض والدك للضرب اليوم |
| Fakat eğer şu an burada olsaydı, aynı bizim gibi, senin yanında olurdu. | Open Subtitles | ولكنه لو كان هنا الان كان يقف إلى جانبك مثلما نفعل |
| Bay Weston burada olsaydı beni kesinlikle desteklerdi. | Open Subtitles | حسنا سيد ويستون بالتاكيد سيدعمني لو كان هنا |
| Ama eğer burada olsaydı, kesin benimle olurdu iki tane fahişeyle değil. | Open Subtitles | إنّي موقنة أنّكَ لا تفتقده، لأنه لو كان هنا لكان برفقتي، وليس برفقة عاهرتين. |
| Olabilir, ama sanırım şimdi burada olsaydı, | Open Subtitles | ربما كان كذلك, لكني أعتقد أنه لو كان هنا الآن |
| Baban öldü Jamie ama burada olsaydı bahse girerim davranış şeklin yüzünden seni döverdi. | Open Subtitles | والدك قد مات يا جايمي ولكن لو كان هنا أراهن على أنه كان ليضربك |
| burada olsaydı onun işine devam etmeni istediğini söylerdi. | Open Subtitles | أعلم أنه لو كان هنا لأخبرك أنه يريدك أن تواصلى ما بدأه |
| Bu yüzden baş komiserimiz burada olsaydı bizden yapmamızı isteyeceği şeyi yapalım. | Open Subtitles | اذا لنعمل ما قد يقوم به الرئيس و يخبرنا بفعله لو كان هنا |
| Sanırım o burada olsaydı derdi ki... | Open Subtitles | طرقك الجنونية بالتفكير تلك لمساعدتي أعتقد أنه لو كان هنا كان ليقول |
| şu an burada olsa ne yapardın? | Open Subtitles | لو كان هنا الآن، ماذا كنت ستفعل؟ |
| Su an burada olsa ne yapardin? | Open Subtitles | لو كان هنا الآن، ماذا كنت ستفعل؟ |
| burada olsa bu oyunu oynayabilir miydim? | Open Subtitles | ـ(آبي),هل تعتقدين أنني كنت لألعب لو كان هنا ؟ |
| Eğer buradaysa, belki siz erkeklerin arasında işi vardır. | Open Subtitles | لكن لو كان هنا ، ربما يكون ! يتلبس للرجال |
| Onun bilgeliğini benimle paylaşmak için burada olmasını isterdim. | Open Subtitles | أتمنى لو كان هنا ليشاركني حكمته |