| Çünkü bu biz ayrıyken yaptığın bir şeyle alakalı değil. | Open Subtitles | لأن هذا ليس متعلق بأي شيء فعلته بينما نحن منفصلين |
| Bunların hiçbiri sizin yazdığınız bir kitapla alakalı değil Sen kitap yazmıyorsun Melinda Gordon | Open Subtitles | حسنا فى النهاية ينتهى اذا.دعينا نبدأ الامر ليس متعلق بكتاب انتم تكتبونه |
| Mesela sadece nüfus değil. Sadece onlarla da ilgili değil, bizle ilgili. | TED | الأمر ليس متعلق بعدد السكان وحسب، الأمر ليس عنهم وحسب; الأمر عنا نحن. |
| Bu seninle ilgili değil. Ben evliliği düşünmüyorum bile. | Open Subtitles | الأمر ليس متعلق بك حتَّى إنَّني لم أفكر بالزواج بعد |
| Bu benimle ya da babanla alâkalı değil. Alec ile alâkalı. | Open Subtitles | هذا ليس متعلق بي و والدك انه عن اليك |
| - Hayır, parayla ilgisi yok, onu denedim. | Open Subtitles | كلا , ذلك ليس متعلق بالمال حاولتبذلك. الأمر ليس متعلق بالمال عندهم |
| Parayla alakası yok. Geç oluyor. Başka bi zaman çakarsın. | Open Subtitles | الامر ليس متعلق بالمال انا متاخرة نفعلها وقت اخر |
| Bak. Bu aldatman ile alakalı değil. | Open Subtitles | انظري, الموضوع ليس متعلق بخيانتك |
| Bu hafta sonuyla alakalı değil artık. Bu yaşam alanımızı belirlemekle ilgili. | Open Subtitles | -هذا الأمر ليس متعلق بـ العَطلة بعد الأن ... |
| Merhaba, bu sizle alakalı değil. | Open Subtitles | ولكن الأمر ليس متعلق بهم |
| Bu benimle alakalı değil. | Open Subtitles | الأمر ليس متعلق بي |
| Bu benimle alakalı değil, tamam mı? | Open Subtitles | هذا ليس متعلق بي، حسنا؟ |
| Seninle en son konuştuğumuzdan beri onunla da konuşmadım. Onunla ilgili değil. Benimle ilgili. | Open Subtitles | ،لمْ اتحدث معه منذ آخر مرة تحدثت بها معك .الأمر ليس متعلق به, بل متعلق بي |
| Çünkü bu vurma ile ilgili değil. | Open Subtitles | لأن الأمر ليس متعلق بالطلقات النارية |
| Yani bu sadece kaç insan olduğuyla ilgili değil, sistemin kendisi, korumaktan cayılmasına yol açıyor, çünkü su hakkınızı, eğer kullanmazsanız, kaybedebilirsiniz. | TED | اذا ان الموضوع ليس متعلق فحسب بعد الاشخاص ان النظام - القانون - نفسه يدفع الى فكرة الاحتفاظ " الاحتكار " لانه ان لم يستخدم صاحب الحق حصته من الماء سوف يخسرها - لان عدد الحصص اكبر من الموجود فعلياً - |
| - Bazı haklarım var. - Bu sırf seninle alâkalı değil. | Open Subtitles | لدي حقوق - ان الامر ليس متعلق بك - |
| Kabuklu deniz ürünleriyle alâkalı değil. | Open Subtitles | إنه ليس متعلق بالمحار |
| Çevreyle hiç ilgisi yok. | Open Subtitles | الأمر ليس متعلق إطلاقاً بالبيئة |
| Bunun reklamla bir ilgisi yok. | Open Subtitles | الأمر ليس متعلق بالدعايا. |
| Biliyorum. Tatlım, bu konunun onunla alakası yok. | Open Subtitles | اعلم هذا , حبيبتي الامر ليس متعلق به |
| Bunun eşcinsellikle alakası yok. | Open Subtitles | الأمر ليس متعلق بكونك شــــاذً. |