| Bu ağlama iyiye işaret. Doktor, sağlıklı olduğunu söyledi. | Open Subtitles | إن بوسعك تصديق ذلك هذا البكاء مؤشر جيد يقول الطبيب أنه متعافي |
| Evet ama bu iyiye işaret. Vücudu yanıt veriyor. | Open Subtitles | أجل، ولكن هذا مؤشر جيد فجسمها يستجيب للعلاج |
| Aslında görünüşüne önem vermesi iyiye işaret. | Open Subtitles | حسناً الإهتمام بالأبناء مؤشر جيد في الحقيقة |
| Olabilir, birinin CIA'den bilgi sakladığını anlayacak kadar çok bu tarz soruşturmalar yaptım ve bu iyiye işaret değil. | Open Subtitles | ربما، ولكني أنهيت كفايةً بعض تحقيقاتي لمعرفة ما إذا كان شخصًا ما يحتفظ بأسرار من المخابرات الأمريكية فهذا ليس مؤشر جيد |
| Randall'ın elinden birkaç darbe yediği halde sessizliğini koruyup sıradan bir kadından beklediğimden daha makul bir tavır sergiledi ama Randall'ı tanırsın. | Open Subtitles | (الآن، هي تلقت بعض الضربات على يد (راندل وبقيت صامتة، وهذا مؤشر جيد أكثر مما توقعت من امرأة عادية |
| Aslında o gruplardan hiçbirini daha önce dinlememiştim. Bu da onların iyi grup olduklarını gösterir. | Open Subtitles | لمأسمعبهذهالفِرقمسبقاً، وهذا مؤشر جيد على إنهم رائعين. |
| Bu iyiye işaret, buralarda beslendiklerini biliyoruz belki bu civardan ayrılmazlar. | Open Subtitles | أنه مؤشر جيد بالنسبة لنا، عرفُنا بأنّهم يتغذّون هنا، لذا لربّما هم سينتظرون. |
| Bu saatte, bu iyiye işaret. | Open Subtitles | نائم في هذه الساعة، ذلك مؤشر جيد. |
| "14 milyondan fazla üyesi var." Bu iyiye işaret. | Open Subtitles | أكثر من "14" مليون عضو حسنا , هذا مؤشر جيد جداً |
| Çok iyi... Bu duman... iyiye işaret. | Open Subtitles | الكثير من الدخان , هذا مؤشر جيد |
| Görünüşe göre kanama durmuş, bu iyiye işaret. | Open Subtitles | يبدو أن النزيف توقف هذا مؤشر جيد |
| Pahalı bir kartvizit. Bu iyiye işaret. | Open Subtitles | أجل، بطاقة فاخرة وهذا مؤشر جيد |
| Çevrede küçük insan yok. Bu iyiye işaret. | Open Subtitles | لا وجود لأقزام بالجوار ذلك مؤشر جيد ... |
| Kabalık... Bu iyiye işaret. | Open Subtitles | التعامل الفظ , هذا مؤشر جيد |
| Dikiş atmaya karar vermeleri iyiye işaret. | Open Subtitles | وهو مؤشر جيد قرروا خياطة. |
| - Bu iyiye işaret. | Open Subtitles | حسناً هذا مؤشر جيد |
| Bu iyiye işaret. | Open Subtitles | هذا مؤشر جيد. يا إلهي! |
| Enkaz izine rastlamadık . Bu iyiye işaret olabilir . | Open Subtitles | -لا يوجد حطام وهذا مؤشر جيد |
| - Bu iyiye işaret değil. | Open Subtitles | -أنه ليس مؤشر جيد |
| Randall'ın elinden birkaç darbe yediği halde sessizliğini koruyup sıradan bir kadından beklediğimden daha makul bir tavır sergiledi ama Randall'ı tanırsın. | Open Subtitles | (الآن، هي تلقت بعض الضربات على يد (راندل وبقيت صامتة، وهذا مؤشر جيد أكثر مما توقعت من امرأة عادية |
| Aslında o gruplardan hiçbirini daha önce dinlememiştim. Bu da onların iyi grup olduklarını gösterir. | Open Subtitles | لمأسمعبهذهالفِرقمسبقاً، وهذا مؤشر جيد على إنهم رائعين. |