| Ona yaptığın hiç hoş değil. Biliyorsun seni hala seviyor. | Open Subtitles | أنه ليس عدلا ماتفعله بها أنت تعلم أنها لاتزال تحبك |
| Burada yaptığın şey bu mu yoksa etrafta bir Zendo falan mı var? | Open Subtitles | حسناً, هل كان ذلك ماتفعله هنا ألديك جلستُ تأملٍ أو شيء من هذا؟ |
| ne yaptığını bildiğini sanıyorsun, ama fazla kurnazlığın sana hayrı olmuyor. | Open Subtitles | انت تعتقد انك تعرف ماتفعله, ولكن مهاراتك اكثر مما قد تفيدك |
| Çünkü aileler bunu yapar. Beraber kahvaltı ederler. | Open Subtitles | لان هذا ماتفعله العائلات أن يتناولو افطارهم سويا |
| Ve Chris, tuvalette yaptıkların seninle Tanrı arasındadır. | Open Subtitles | كريس ، ماتفعله في الحمام هو شيء بينك وبين الاله |
| Bu kuş beyinlilerin yönetim kurulu odasında ne yaptıklarını biliyor musun? | Open Subtitles | هل تعلم ماتفعله هذه القذارة في غرفة الاجتماعات؟ |
| ne yaptığının veya kim olduğunun hiç önemi yok. | Open Subtitles | ليس هناك شيء جيد حيال ماتفعله أو حيال من أنت |
| Harika! Mükemmel! Reg bana açıkladı, ve bence yaptığın şey çok güzel. | Open Subtitles | ممتاز رائع, شرح لي ريج وأعتقد أن ماتفعله رائع |
| Zaman da 30 yıl öne geçtin ve tek yaptığın orada dikilip ay büyüklüğüne bakıp bağırmak. | Open Subtitles | تسافر ثلاثون عاما عبر الزمن وكل ماتفعله هو الوقوف هنا والصراخ حول القمر, بالله عليك؟ |
| Zaten, yaptığın bu, yemeği götürmek. Sadece şimdi, sen sürüyorsun. | Open Subtitles | هذا ماتفعله بالاصل , تسليم الأطعمه فقط هذا الوقت التي ستقود فيه |
| Seni izliyorum da, bütün yaptığın müşterini izlemek. | Open Subtitles | كل ماتفعله هو مراقبة عميلك وهكذا استطعت رميك بالتفاحة الآن |
| Senin yaptığın onu akıllandırmak hakkında konuşmak ya akıllanmasını beklemek ya da onun dilini düzeltmek. | Open Subtitles | كل ماتفعله هو التمتمة حول رغبتك في إخبارها برأيك وتدبر أمرها والإنتقام |
| Yani, bu senin yaptığın bu, öyle mi? | Open Subtitles | اذن, هذا هو, آآآم هذا ماتفعله أليس كذلك؟ |
| - Yaptıklarından utanıyor musun? - Canın cehenneme. O zaman neden ne yaptığını anlatmıyorsun bize? | Open Subtitles | انت تخجل مما تفعله وإلا لم لاتخبرنا ماتفعله |
| Peki evrenin bu kapı aralığından ne yaptığını biliyor musun? | Open Subtitles | أتعرفين ماتفعله الذكريات بهذا الباب المفتوح |
| Ama o kadar kızgınsın ki ne yaptığını bilmiyorsun. | Open Subtitles | لكنك غضبان جداً لدرجة أنك لا تبصر ماتفعله |
| Ve aileler bunu yapar. Birbirimize destek olmalıyız. | Open Subtitles | وهذا ماتفعله العائلات لبعض يدعمون بعضهم البعض |
| Kendimi ortaya koydum ama aile, aile için böyle yapar. | Open Subtitles | ووضعت عنقى على الحافة ولكن هذا ماتفعله العائلة من أجل العائلة |
| Bütün yaptıkların için teşekkür ederim. | Open Subtitles | شكراً لك على ماتفعله من أجلنا |
| Halkın hükümetinin yaptıklarını bilme hakkı olduğuna inanıyor. | Open Subtitles | هو يؤمن بحرية الحديث , وأنه من حق الناس ان يعلموا ماتفعله الحكومة في كل الأوقات |
| - ne yaptığının farkında değilsin. - Farkındayım. | Open Subtitles | .إنكَ لا تعرف ماتفعله - .إنني أعرف ما أفعله |
| Haliyle Pixar'ın Yaptığı şeyleri nasıl yaptığını düşünürken kendimize bu işin içinde neler olduğunu sormalıyız. | TED | فعندما نبحث عن سبب قدرة بيكسار على ماتفعله علينا أن نسأل أنفسنا عمّا يجري هنا؟ |
| Bir demliğini yasal olarak alabiliyorken bu serserilerin sokak satışı yaptığına inanamıyorum. | Open Subtitles | كم هو جنون ماتفعله العصابات من صفقات بالشوارع عندما يمكنك الحصول على وعاء قانونيا |
| Gençken en azından ne yapacağını bilirdin. | Open Subtitles | عندما كنت شاباً,كنت تعرف ماتفعله على الاقل |
| Beni tanıma için yaptığınız tek şey bana çocukluğumla.. ...ilgili saçma sorular sormak mı? | Open Subtitles | هل هذا ماتفعله , تسألني كل تلك الأسئلة السخيفة عن طفولتي محاولاً التعرف علي؟ |