| Ne yazık ki, en çok istediğini Bildiğim şeyi veremem. | Open Subtitles | أخشي أني لن أستطيع منحك ما أعلم أنك تريدينه بشده |
| - Bildiğim kadarıyla bu Sprague. - Yanılıyor olamaz mısınız Bay Hoskins? | Open Subtitles | بحسب ما أعلم, هذا سبراج - أيعقل أن تكون مخطئاً, سيد هوسكنز؟ |
| Bildiğim kadarıyla, bu orkestra şaklabanı öldü. | Open Subtitles | بقدر ما أعلم فراقص الفرقه الحقير هذا قد مات |
| - Bildiğim kadarıyla öyle. - Hatta bu dünyadan bile olmayabilir. | Open Subtitles | ليس بقدر ما أعلم قد تكون في الحقيقة ليست من هذا العالم |
| Aynı, öğrencilerin bizi Leo'ya götüreceğini Bildiğim gibi. | Open Subtitles | تماماً مثل ما أعلم أن الطلاب ستقودنا إلى ليو |
| Tüm Bildiğim, eksik olduğun diğer tüm konuları kapatmak için aklını kullanmaya mutlu olmaya çalışıyorsun. | Open Subtitles | كل ما أعلم ، أنك تستخدم ذكائك للتعويض ، لتحسين شعورك بنفسك لأمور أخرى تعتقد أنك قد تفتقر إليها |
| Bildiğim kadarıyla sadece o alanda kullanılıyor. Ama araştırmaya devam edeceğim. | Open Subtitles | بقدر ما أعلم هذا كل ما يستعملونه لكنني سأتابع البحث |
| Tek Bildiğim, şef aradı ve tayfamla birlikte buraya gelip bu işi derhal halletmemi söyledi. | Open Subtitles | كل ما أعلم هو أن مديري اتصل و قال أنه يريد من طاقمي أن يأتي هنا و يصلح العطل سريعاً |
| Bu tepede haklı olduğunu Bildiğim şeyi yaparak arkadaşlarımla birlikte duracağım. | Open Subtitles | لذا سأقف بهذاالتلبالعراءمعأصدقائى.. أفعل شيئاً ما أعلم أنه صحيح |
| Burada garip şeyler döner. Tüm Bildiğim bu. | Open Subtitles | ثمّة أمور مريبة ، تحدث بهذا المكان، هذا كلّ ما أعلم. |
| Tüm Bildiğim, sen de fahişelerden kendi payına düşeni alıyorsun fazlası da varmış. | Open Subtitles | على قدر ما أعلم ، أنّكَ تلوذ قليلاً بمقابلة بائعات الهوى. بعضٌ من ذلك إذن. |
| 12 yaşındaydım, ve tek Bildiğim bir şeyler gizlediğin ve benim kendimi dışlanmış hissettiğimdi. | Open Subtitles | لقد كت في 12 من عمري، كل ما أعلم أنكِ أخفيتِ عني أسراراً عني و شعرت أني مُستبعد |
| Tek Bildiğim, sen kızı araştırınca birliğin amiri çok sinirlenmiş. | Open Subtitles | كل ما أعلم هو أن القائد تعرض لصدمة حين وصله ذلك الاسم |
| Bildiğim tek şey, o benim çocuğum ve sen ona yardım etmek için her şeyi yaptın. | Open Subtitles | كل ما أعلم أنه هو إبني، وأنت خاطرت لتحاولي مساعدته. |
| Bildiğim kadarıyla dünyanın diğer yarısında olabilir. | Open Subtitles | قد تكون فى منتصف الطريق حول العالم الأن بقدر ما أعلم |
| Bildiğim kadarıyla ilk yardım görevlileri sadece seni getirdiler. | Open Subtitles | على حد ما أعلم, لقد أحضركِ المشعفون وحدكِ |
| Bildiğim kadarıyla bir tek ben kurtuldum. | Open Subtitles | حسب ما أعلم ، أنا الوحيد من تمكن من الهرب |
| Çünkü Bildiğim kadarıyla eşine bakabilmek için şirketi bıraktı ve döndüğünde ise sen onu ayrılmak zorunda bıraktın. | Open Subtitles | لأنه على حسب ما أعلم أنه قام بترك شركته لأجل الإعتناء بزوجته المصابة بالسرطان و عندما رجع إلى الشركة لقد قمت ِ بطرده |
| Tek Bildiğim bu parçanın sonunda erkek, kadın, yani sadece erkek ve kadın herkesin tahrik olmasını istiyorum. | Open Subtitles | كل ما أعلم بأنني أريد الأعضاء الجنسية لكل رجلٍ وامرأة وحسنٌ, الرجل والمرأة فحسب, |
| Buradaki arkadaşını aydınlatmak isteyebilirsin ama Bildiğim kadarıyla o bir hayalet. | Open Subtitles | إذا كان يمكنُك أن تلقي بعض الضوء على صديقك هنا لكن بقدر ما أعلم أنهُ شبح |
| Bu 1980 adam ne yapmam gerektiğini anlatmaya çalışıyorlar ne bildiğimi bile bilmedikleri zaman. | Open Subtitles | كل هؤلاء 1980 شخصا الذين يخبروني بما أفعل عندما لا يعلمون ما أعلم |