| Yapmamız gereken şey, daha azla daha fazla şey yapmayı öğrenmek. | TED | ما يجب ان نفعله هو ان نتعلم ان نفعل الكثير بالقليل |
| Ve inanman gereken şey küp, dükkân ya da ben değilim. | Open Subtitles | ما يجب ان تؤمني به ليس المكعّب او المتجر او انا |
| Tek yapmaları gereken şey çocuğu boyadan uzak tutmak. | Open Subtitles | كل ما يجب ان يفعلوه ان يبقوا الفريق المنافس خارج القوس |
| Eğer sakıncası yoksa önce ben gideceğim, çünkü yetişmem gereken bir yer var. | Open Subtitles | إن كنت لا تمانع فإنني سأغادر أولاً لأنه لدي مكان ما يجب ان أكون فيه |
| Değil. O kitap ile ilgili ikimizin de bilmesi gereken bir şey varsa o da; Yaşlı Adam'ın onu geri istediğidir. | Open Subtitles | كل ما يجب ان نعرفه انا وانت عن ذلك الكتاب انه يريد استعادته |
| Evinde, yatağında yatıyor olacak çocuk, ki bizim de yapmamız gereken şey bu. | Open Subtitles | سوف يكون بالمنزل، ونائم بسريره هذا بالضبط ما يجب ان يفعله |
| Anlaman gereken şey şu Michael, burada hatayı affetmeyiz. | Open Subtitles | انظر، ما يجب ان تفهمه يا مايكل أن هذه منطقة مفتوحة |
| Belki de yapman gereken şey budur. | Open Subtitles | ربما يكون هذا ما يجب ان تقوم به |
| Belki de söylemen gereken şey kesinlikle bu. | Open Subtitles | ربما هذا بالضبط ما يجب ان تقوليه. |
| Yapmamız gereken şey barışı sürdürmek. | Open Subtitles | ما يجب ان نفعله هو ان نحافظ على السلام |
| Yani yapmamız gereken şey, eğitim sürecinde geriye giderek, öğrencilere sinirbilimi öğretmek gibi gözüküyor, böylece belki de gelecekte beyin üzerine çalışan bir bilim adamı olmayı düşünebilirler. | TED | وهكذا يبدو أن ما يجب ان نفعله هو الوصول بوقت باكر إلى عملية الإستنباط وتعليم الطلاب عن علم الأعصاب في المستقبل ، فربما يفكرون بأن يصبحوا علماء في الأعصاب . |
| İşte çözmemiz gereken şey bu. | Open Subtitles | هذا ما يجب ان نكتشفه. |
| Başından beri yapmam gereken şey buydu. | Open Subtitles | هذا ما يجب ان افعله |
| Senin de dikkat etmen gereken şey bu. | Open Subtitles | وهذا ما يجب ان تنتبه منه |
| Çünkü yapmamız gereken şey bu. | Open Subtitles | -لأنه هذا ما يجب ان يكون عليه الامر |
| Tüm yapmamız gereken şey, | Open Subtitles | كل ما يجب ان افعله |
| - Barni, konuşmamız gereken bir şey var. - Evet, tamam. Sonra, Fred. | Open Subtitles | بارني ، هناك شيء ما يجب ان نتحدث عنه - نعم ، نعم , في وقت لاحق ، فريد - |
| Piper, sana anlatmam gereken bir şey var. | Open Subtitles | بايبر، هناك شيء ما يجب ان أخبركِ به |
| Syd, bilmem gereken bir şey var mı? | Open Subtitles | سيد,هل هناك شىء ما يجب ان اعرفه؟ |
| Rod, endişelenmemiz gereken bir şey mi var? | Open Subtitles | رود , هل هناك ما يجب ان نقلق حياله ؟ |
| Geri sayımı durdurmak için kesmemiz gereken bir kablo gibi bir şey olması lazım. | Open Subtitles | يجب ان يكون هناك سلك ما يجب ان نقطعه ... او شئ ما يوقف العد التنازلي |