| Endişeleneceğin bir şey yok ki. Sen benim her şeyimsin. | Open Subtitles | لا يوجد ما يستدعي قلقكِ أنتِ تعنين كلّ شئ لي |
| Ağ her şeyi kaydetsin. Herhangi anormal, beklenmedik bir şey arıyoruz. | Open Subtitles | و أريدكم أن تفتشوا كل تسجيل, و ترون إن كان هناك أي شيء خارج عن المألوف, أو أي ما يستدعي الإنتباه |
| Endişe verici olan, tedavi edilecek bir şey olmama ihtimali. | Open Subtitles | إن هاجسنا الأوحد هو عدم وجود ما يستدعي العلاج. |
| Hafif asimetrik ama dert edecek bir şey yok. | Open Subtitles | غير متماثلين، ولكن لا يوجد ما يستدعي القلق بشأنه. |
| Çözülecek bir şey yok, deneyip başarılacak bir şey yok. | Open Subtitles | لا يوجد هناك ما يستدعي الفهم لا يوجد هناك شيء للمحاولة والأجتياز |
| Belki de saklayacak bir şey yoktur. Yani, sadece birkaç gün geçti. | Open Subtitles | أو ربما لا يوجد ما يستدعي التغطية فلم يمض إلا يومان. |
| Bir süreliğine tekneyi almamız gerekiyor sadece. - Merak edecek bir şey yok. | Open Subtitles | نحن نحتاج فقط إلى الإبحار بالقارب قليلاً، ليس ثمة ما يستدعي القلق |
| Tamamen kördür ama zaten yer altında görülecek bir şey de yoktur. | Open Subtitles | إنَّهُ أعمى تماماً لكن ليسَ هُناك ما يستدعي .الرؤية تحت الأرض على أي حال |
| Her şey harika. Endişelenecek bir şey yok. | Open Subtitles | كلّ شيء بخير لا يوجد ما يستدعي القلق |
| bir şey yok ki burada. | Open Subtitles | فليسَ هنالكَـ ما يستدعي رؤيتهُ |
| Zygonların ortaya çıkmasına sebep olacak bir şey olursa diye. | Open Subtitles | في حال حدث ما يستدعي كشف الزيغون |
| Eğer masumsanız korkulcak bir şey yok demektir. | Open Subtitles | و إن كنتن بريئات فهذا يعني... أنه لا يوجد ما يستدعي قلقكن. |
| Konuşulacak bir şey yok. | Open Subtitles | ليس هناك ما يستدعي الحديث. |
| Ama endişelenecek bir şey var da demedi mi? | Open Subtitles | - لكنه لم يقل بأن هنالك ما يستدعي القلق |
| Düşünecek bir şey yok. | Open Subtitles | لا يوجد ما يستدعي التفكير |
| Açıklayacak bir şey yok. | Open Subtitles | ليس هناك ما يستدعي التفسير. |
| Bunda utanılacak bir şey yok. | Open Subtitles | ليس هناك ما يستدعي الخجل |
| - Evet, endişelenecek bir şey yok. | Open Subtitles | نعم، لا يوجد ما يستدعي قلقك |
| Belki de anlamadığımız bir şey vardır. | Open Subtitles | لعل هناك ما يستدعي التفهم. |
| Gülünecek bir şey yok. | Open Subtitles | ليس هناك ما يستدعي الضحك. |