| Madem ikimiz de uzmanız, yani eşitiz, bırakalım doktorunun kim olacağına o karar versin, ne dersiniz? | Open Subtitles | وبرأيي بما أن كلانا طبيب بمعنى آخر: متساويين لم لاندعها تقرر طبيبها بنفسها |
| Ben bir sivilim, bir rütbem yok, ama aslında, biz eşitiz. | Open Subtitles | أنا مدني, وليس لدي رتبة لكن أساساً نحن متساويين |
| Burada hepimizi eşitiz. İyileştiğiniz zaman, daha iyi anlayacaksınız. | Open Subtitles | هنا , جميعنا متساويين عندما تكون أفضل سترى بوضوح |
| Aptal olma, birbirimize denk değiliz tabii. O daima benden üstün olmuştur. | Open Subtitles | حُمق، لسنا متساويين القوى، إنّه دومًا أقوى منّي. |
| İstediğini getirdim. ödeştik tamam mı? | Open Subtitles | هذا ما طلبته الآن نحن متساويين ، صحيح ؟ |
| - Kanun önünde herkes eşittir, değil mi? | Open Subtitles | كل البشر متساويين أمام القانون أليس كذلك؟ |
| Hayatlarınızla bunu ödediğinize göre, nasıl derler, ödeştiğimizi söyleyebilirim. | Open Subtitles | نحن متساويين |
| Tüm insanların eşit olup insanlar arasında sınıf farkı olmaması fikrinden hoşlanmadınız. | Open Subtitles | لم تعجبك فكر أننا كلنا متساويين وأنه لا توجد تفرقة طبقية بيننا |
| -Artık eşitiz değil mi? | Open Subtitles | إذا فنحن الآن متساويين, اليس كذلك؟ |
| Bizim inancımızda hepimiz eşitiz. | Open Subtitles | و ماذا في ذلك؟ نحن جميعا متساويين |
| Ölümde ikimiz de eşitiz. | Open Subtitles | إذا سنكون متساويين فى الموت |
| Evet, artık eşitiz. | Open Subtitles | -أجل، نحن متساويين . |
| Kuşak da bu barışta onlara denk bir ortak. | Open Subtitles | و الحزام شركاء متساويين في السلام |
| Beni kendine denk göremiyorsun. | Open Subtitles | أنت لا ترانا متساويين! |
| Artık ödeştik. | Open Subtitles | لقد أصبحنا متساويين |
| Şimdi ödeştik. Özürler birbirini götürdü. | Open Subtitles | أصبحنا متساويين |
| Casey B. Anthony kadınlar ve erkekler eşittir dedi. | Open Subtitles | كيسي بي أنثوني أخبرنا بأن الرجال و النساء متساويين. |