| Bu akşam onların ve onlar gibi kızların olacağı bir partiye gideceğiz. | Open Subtitles | الليلة سنذهب إلى حفلة حيث سيكونا وهناك فتيات مثلهن فحسب. |
| Güçlü kadınları araştırıyorum ki yolumu onlar gibi çizebileyim. | Open Subtitles | بحث عن سيدات السلطة لأصوغ طريقي في أن أصبح مثلهن |
| onlar gibi olmak istemiştim ama olamadım. | Open Subtitles | وذنوبهن أردت أن اكون مثلهن لكن لم استطع ذلك |
| Ben hayatta kaldım ama sen bunu anlamıyorsun çünkü ben sen ya da onlar gibi değilim. | Open Subtitles | لقد نجوت، وأنت لست تفهم، هذا لأنّي لستُ مثلك ولا مثلهن. |
| Diğer kızlar daha büyüktü ama onlar kadar iyi görünüyordum. | Open Subtitles | اعني الفتيات الاخريات كانن اكبر مني ولكنني كُنت ابدو جميلة مثلهن |
| Ben asla onlar gibi olamayacağım ve olmak da istemiyorum. | Open Subtitles | لن اكون ابداً مثلهن , لا اريد ذلك |
| Umarım sizlerin sevgilileri de onlar gibi olurlar. | Open Subtitles | آمل أن تقعا في حب سيّدات مثلهن |
| onlar gibi görünüp hareket ediyor olmalı. | Open Subtitles | عليه ان يبدو وان يتصرف مثلهن |
| Christina, neden onlar gibi olamıyoruz? | Open Subtitles | كريستينا ) لماذا لايمكننا ان نكون مثلهن ؟ ) |
| Hayır, onlar gibi değilim. | Open Subtitles | لا، ليس مثلهن |
| Ben onlar gibi değilim. | Open Subtitles | أنا لست مثلهن |
| Ama bu onlar kadar havalı ve seksi olamayacağımız anlamına gelmez ki. | Open Subtitles | لكن ذلك لايعني ان لانكون سعيدات مثلهن |
| Biz onlar kadar kıskanç değiliz. | Open Subtitles | نحن لسنا حسودات مثلهن |