| sadece bir his belki, ama işin içinde olduğunu biliyorum. | Open Subtitles | قد يكون مجرد شعور لكنني اعرف انه متورط في ذلك |
| Ama sadece bir his olduğu için, engelleyecek gücüm de yok. | Open Subtitles | لكن لأنه مجرد شعور... لا أملك القوة لإيقافه. |
| - sadece bir his, çünkü daha kimse yargıçla konuşmadı. | Open Subtitles | وهو مجرد شعور لأني تحدثت مع القاضي |
| Nedenini sorma. Sadece hislerim bana öyle söylüyor. | Open Subtitles | لا تسأليني لماذا، إنه مجرد شعور لدي |
| Sadece hislerim değil. | Open Subtitles | ليس مجرد شعور. |
| Bir his işte, vücut dili gibi. | Open Subtitles | أتعرفين, كان مجرد شعور مثل لغة الجسد |
| Öyle hissediyorum. | Open Subtitles | إنه مجرد شعور لديّ |
| Bilmiyorum. Sanırım sadece bir his. | Open Subtitles | لا أعلم, أعتقدُ بإنه مجرد شعور فحسب |
| Ama bu sadece bir his. | Open Subtitles | و لكنه مجرد شعور |
| Bu sadece bir his. | Open Subtitles | انها مجرد شعور. |
| Aslında sadece bir his olarak. | Open Subtitles | إنـــه فقط مجرد شعور ، حقـــا |
| Açıklaması zor. Bu sadece bir his. | Open Subtitles | يصعب الشرح، إنه مجرد شعور |
| - Dediğim gibi, sadece bir his. | Open Subtitles | ـ كما أخبرتك، إنه مجرد شعور |
| - Basit Bir his işte. Unut gitsin. | Open Subtitles | لقد كان مجرد شعور يُخالجني انسى الأمر، |
| - Bir his işte. | Open Subtitles | انه مجرد شعور |
| Öyle hissediyorum. | Open Subtitles | انه مجرد شعور |