| Ha burada Mahsur kalmışız ha dışarıda. | Open Subtitles | نحن محتجزون هنا بالأسفل، والقبّة تحتجزنا في الأعلى |
| Etrafımız sarıldı ve güvenli odada Büyükelçi, personelinden birkaç kişi ve benim denizcilerimden birkaç adamla Mahsur kaldık. | Open Subtitles | تم إجتياحنا بالكامل ونحن الآن محتجزون مع السفير في غٌرفة الأمان وعدد قليل من مُوظفيه وحفنة من مُشاة البحرية خاصتي |
| Katil arılarca bir telefon kulübesinde kapana kısıldık. Hey, Clarence ile konuşuyorsan, annesi nasılmış diye sorsana. | Open Subtitles | أجل , نحن محتجزون داخل حجرة هاتف من قبل نحل قاتل |
| Burada tutuluyorlar. Eski bir Sovyet devri Baas Partisi hapishanesinde. | Open Subtitles | إنهم محتجزون هنا، في سجن قديم لحزب البعث من العهد السوفيتي |
| Mahkûmlar elbette mızmızlanmayı severler, ama kendini kapana kısılmış hissedenler yalnızca biz değilizdir. | Open Subtitles | يحب السجناء التذمّر طبعاً لكننا لسنا الوحيدين الذين نشعر بأننا محتجزون |
| Madem burada bir başımıza kilitli kaldık... kim bir parça ekstra sosisli ister? | Open Subtitles | حسناً، طالما نحن محتجزون هنا من يريد قطعة؟ مع الكثير من النقانق |
| Yüzlerce Afgan ve yabancı militan burada tutuluyor. Burası kalabalık bir hapishane. | Open Subtitles | المئات من المقاتلين الأفغان والأجانب محتجزون هنا فى ظروف غاية فى الإزدحام |
| Altını çiziyorum adamım, Mahsur kaldık. | Open Subtitles | لقد قلت لك يا رجل نحن محتجزون |
| Mahsur kaldık. | Open Subtitles | لذا نحن محتجزون فيها |
| Mahsur kaldık. | Open Subtitles | نحن محتجزون هنا |
| Mahsur kaldık. | Open Subtitles | نحن محتجزون هنا |
| Güvenlerini kaybetmemeliyiz. Burada kapana kısıldık. | Open Subtitles | يجب أن نحافظ على ثقتهم فينا نحن محتجزون هنا |
| - Vurgun yiyip ölürüz. Kapana kısıldık. | Open Subtitles | سنموت جراء مرض تخفيف الضغط، نحن محتجزون. |
| Burda kapana kısıldık ve Braden piskopatın birinin elinde! | Open Subtitles | نحنن محتجزون هنا و برادين مع مختل ما |
| Güneybatı köşesindeki bir alt bodrumda tutuluyorlar. | Open Subtitles | إنهم محتجزون في قبو فرعي في الزاوية الجنوب غربية |
| etrafı bombalarla çevrelenmiş halde bir salonun içinde tutuluyorlar. | Open Subtitles | هناك 42 رهينة، 36 منهم محتجزون في الردهة مع القنابل. |
| Burada yasadışı tutuluyorlar. | Open Subtitles | إنهم محتجزون بشكل غير قانونى أى جملة يقولونها... |
| Herkes günlük yaşamında kapana kısılmış hissedebilir. | Open Subtitles | الجميع قد يشعرون بأنهم محتجزون أحياناً في حياتهم اليومية |
| Hayalet Bölge'de kapana kısılmış deli suçlular bile dünyalı maymunların en iyisinden daha asildirler. | Open Subtitles | حتى جميع مجرمي كوكب "كريبتون" محتجزون في منطقة الأشباح الأدلة أكثر شرفاً ليعلم بها أولئك البشر القردة |
| Burada hapis kaldık, ben de dahil... Ve bize yardım edemiyorlar, peki neden? | Open Subtitles | الناس هنا محتجزون بما فيهم أنا لا يسعهم إلا أن يسألوا لماذا؟ |
| Ama hepsinin kilitli olduğunu söyledin. | Open Subtitles | لَكنَّكقُلتَأيضاً بأنّهم جميعاً محتجزون . |
| Guantanamo Körfezi'ndeki askeri üste şu an 186 mahkum tutuluyor. | Open Subtitles | يوجد 168 محتجزون جميعهم فى منطقة خليج جوانتانامو |