| En İyi Süper Domuz Festivali planlandığı gibi devam edecek. | Open Subtitles | صحيح. وسيستمر مهرجان أفضل خنزير خارق كما هو مخطط له. |
| Lyle döndüğünde, planlandığı gibi bu evlilik gerçekleşecek. | Open Subtitles | حين يعود لايل، سيتم هذا الزفاف كما هو مخطط له |
| Mademki elmaslar elimizde, planlandığı gibi devam edebiliriz. | Open Subtitles | الان الماس معنا, سوف نكمل ما بدأناه كما كان مخطط له |
| Gerçekten bunun ailene karşı planlı bir şey olduğuna mı inanıyorsun? | Open Subtitles | هل تعتقد بصدق أن الهجوم مخطط له ضد عائلتك؟ |
| Bu buluşma haftalar önce planlandı. Gelirler. Biraz sabırlı ol. | Open Subtitles | الإجتماع مخطط له منذ أسابيع سيكونون هنا, كن صبورا |
| Görüştüm, evet. Tamamen planlandığı gibi geçmedi. | Open Subtitles | لقد فعلت , أجل وسار الأمر كما كان مخطط له |
| Anlaşmanın planlandığı gibi imzalanacağını onayladıkları demecinde bulundular. | Open Subtitles | لقدأدلوا بتصريحات تؤكد أنّ توقيع الإتفاقية سيتم كما هو مخطط له |
| Her şeyin planlandığı gibi ilerlediğinden emin olmak için buradayım. | Open Subtitles | أتأكد من أن كل شيء يمضي كما هو مخطط له |
| Ben düğünün planlandığı gibi devam etmesinde ısrar etti. | Open Subtitles | .بن أصر على أن الزفاف سيمضي قدما كما هو مخطط له |
| Genel Kurul planlandığı gibi yarın olacak. | Open Subtitles | الإجتماع العام سيتم إنعقاده غداً كما هو مخطط له |
| Kolyeyi kasadan çıkarttık, planlandığı gibi gösteriyi başlattık. | Open Subtitles | أخرجنا القلادة من القبو وافتتحنا المعرض كما هو مخطط له |
| Barış anlaşması planlandığı gibi devam edebilir. | Open Subtitles | واتفاق السلام بوسعه المتابعة قدماً كما هو مخطط له |
| Hayır. Sizi temin ederim, her şey planlandığı gibi olacak. | Open Subtitles | لا،لا،لا أنا فقط أريد أن اتأكد بان كل شئ على ما يرام كما هو مخطط له |
| Yoksa planlandığı gibi dokuz saat sonra idam edilecek. | Open Subtitles | أو أنه سيتم تنفيذ كما هو مخطط له في تسع ساعات. |
| Şimdi o zaman hepimiz bu törenin planlandığı gibi devam edeceğine katıldığına göre uygulamaya koyacağınız güvenlik önlemlerinden bahset. | Open Subtitles | والآن بما أننا كلنا متفقين على أن الحفل سيستمر كما مخطط له |
| Sergi planlandığı gibi yarın tekrar açılacak. | Open Subtitles | المعرض يعيد فتح ابوابه بالغد كما هو مخطط له |
| O halde koordine ve planlı bir saldırı, muhtemelen profesyonel. | Open Subtitles | إذن يبدو أن ذلك منسق, هجوم مخطط له, على الأرجح متقن |
| Bencil kız. Bu beraberlik, çocukluklarından beri planlandı. | Open Subtitles | أيتها الأنانية هذا الارتباط مخطط له منذ طفولتهما |
| Bana onun için en iyi plan en asagi 12 adimdan olusur gibi geliyor. | Open Subtitles | يبدو لي أن أنسب مخطط له هو برنامج مدمني الخمور. |
| Her şey plana göre giderse bu seçimi ben yapmayacağım. | Open Subtitles | اذا حدث كل شيئ كما هو مخطط له فلن اكون الرجل الذي سيقو بهذا الاختيار |
| Kalabalığın içinde rasgele bir cinayet gibi duruyor, aslında dikkatle planlanmış bir cinayet. | Open Subtitles | ما يبدوا أنه قتل عشوائي بالزحام هو عبارة عن قتل مخطط له بعناية |
| Gece boş bir yolda tek başına giderken Planlanmamış bir yoldan sapma sonucu kendini kaybolmuş olarak bulur. | Open Subtitles | يصدف أن يأخذ منعطف غير مخطط له ويجد نفسه تائهاً |