| Gelin, gözümüzün önünde saklanan sahteciliğin karanlık güçlerini ortaya çıkaralım. | TED | فلنلقِ الضوء على قوى التزوير المظلمة المختفية عن مرأى النظر. |
| Jasmeet, herkesin önünde bu utanç verici bir şey, ne oldu? | Open Subtitles | ..على مرأى من الجميع يا جاسميت أحرجتني جداً , ماذا حدث؟ |
| Maggie'nin öldüğünü duyduğumda, ben şehrin her yanını dolaştım, her ipucunun arkasından gittim, ve herşey gözlerimin önünde gizlenmişti. | Open Subtitles | , عندما سمعت ماغي ماتت نظفت المدينة , تبعت كل دليل وأنت ِ كنت ِ مختبأة على مرأى الجميع |
| İnşaat alanında basit görünüşlü nasıl bir metal gizlenir? | Open Subtitles | بأي شكل يختبئ المعدن على مرأى موقع البناء؟ |
| Bilinmeyen yeni yollar arayın insanlığın görüş alanı çok uzak olamsa bile. | Open Subtitles | ابحث عن طرق جديدة غير معروفة حتى عندما مرأى الرجال هو أكثر حرصا الآن من الآن. |
| Buradayken bizi incitemezler, herkes izlerken yapamazlar. | Open Subtitles | لايستطيعان إيذاءنا هنا ليس على مرأى الجميع |
| Sokaklar ise şehrin en değerli kaynaklardan biri, fakat göz önünde bulunmalara rağmen onlara pek değer verilmiyor. | TED | الشوارع هي من أهم العناصر التي تمتلكها المدينة قيمة كبيرة مخفية على مرأى من الجميع |
| Bugün çok azımız köleliğin, halk önünde idamın veya çocukları dövmenin neden yanlış olduğu konusunda şiddetli bir felsefik tartışmaya girmeye ihtiyaç duyarız. | TED | القليل منا اليوم يحسون بالحاجة إلى تقديم نقاشات فلسفية صارمة لسبب خطأ الرق أو الشنق على مرأى العامة أو ضرب الأطفال. |
| Gözünüzün önünde, arkadaş çevrenizde gizlenen biriyim. | TED | أنا ضمن دائرة صداقتكم المخفية عن مرأى الجميع. |
| 50 açık pencerenin önünde cinayet işle, sonra da sigaranı yakıp, polisin seni yakalamasını bekle. | Open Subtitles | على مرأى 50 نافذة ؟ ثم يجلس هناك ويدخن السجائر بإنتظار الشرطة لتقبض علية |
| 50 açık pencerenin önünde cinayet işle, sonra da sigaranı yakıp, polisin seni yakalamasını bekle. | Open Subtitles | على مرأى 50 نافذة ؟ ثم يجلس هناك ويدخن السجائر بإنتظار الشرطة لتقبض علية |
| Bütün insanların önünde, durup bana güldüler. | Open Subtitles | الاثنتين وقفتا هناك تسخران مني، على مرأى من الناس. |
| Kimsenin önünde gizlemeksizin seni sevmek istiyorum. | Open Subtitles | أريد أن أغازلك بدون اختفاء. على مرأى من كلّ الناس. |
| Monk, katil parande atıp tanıkların önünde koşarak kaçtı. | Open Subtitles | مونك القاتل قام بشقلبة بهلوانية ومن ثم هرب على مرأى من الشهود |
| Bütün şirketin önünde beni dışarıya güvenlik görevlisiyle yolladılar. | Open Subtitles | لقد جعلوا رجل الأمن يقتادنى للخارج على مرأى من الشركة كلها |
| Evet, tüm okulun önünde olan bir öpücüktü. | Open Subtitles | أجل, لقد كانت قبلة رطبة كبيرة أمام مرأى من الحميع |
| Şimdi sadece bir tanesi annenin görüş alanında. | Open Subtitles | لا يوجد على مرأى الأمّ الآن سوى نوّ واحد |
| -Anlamı, adamlar ya arayacak, ya da görüş açısında olacaklar. Muhtemelen 30 metre. | Open Subtitles | المعنى، إما أن يتصلون به أو سيكونوا على مرأى البصر |
| Annen seni izlerken seni öldürmeye çalıştı demek. | Open Subtitles | إذاً، هي تحاول أن تقتلك على مرأى من أمك |
| Bütün birimler, hedef açıkta. İşini bitirin! | Open Subtitles | إلى كل الوحدات، الهدف على مرأى الجميع اقضوا عليه |
| Kişiliğim, görünürde sessiz olan bir vücut içine gömülmüştü, güpegündüz bir koza içine gizlenmiş canlı bir zihin... | TED | شخصيتي كانت مدفونه داخل مايبدو الجسد الصامت ، عقل نابض بالحياة مخبأ داخل شرنقة على مرأى من الجميع. |
| Hepimizi gördüğünüz yerde öldürmelisiniz, ...ama orada olduğumuzu bile hatırlamayacaksınız. | Open Subtitles | يجب عليك قتلنا جميعا على مرأى من الجميع لكنك لن تتذكر أبدا بأننا كنا هنا حتى |