| Eğer çok yaşlı ve aptalsanız sosyal medya kafa karıştırıcı olabilir. | Open Subtitles | مواقع التواصل الاجتماعي تكون مربكة إذا كنت كبير جداً أو غبي |
| Çocukken hayat benim için kafa karıştırıcı ve karmaşıktı. Trenlerse düzeni temsil etti. | Open Subtitles | عندما كنت طفلًا، كانت الحياة مربكة وفوضوية بالنسبة لي، والقطارات مثلت لي النظام |
| Kahretsin! Kırmızı forma olayını unuttum. Bu oyun çok kafa karıştırıcı. | Open Subtitles | اللعنة, لقد نسيت مسألة القميص الاحمر باكملها, هذه اللعبة مربكة |
| Son birkaç yıl, yanımda çalışanlar için çok karışık geçti. | Open Subtitles | غير للغاية مربكة كانت الماضية القليلة الاعوام اعمله الذى العمل نوع يمارسون الذين للناس |
| İşler senin için hep karışık. Özellikle onunla ilgiliyse. | Open Subtitles | الأشياء دوماً ما تكون مربكة لك خاصة عندما يتعلق الأمر بهذه المرأة |
| Ayrıca çoğu insan kendisini öylece yatarken görmeyi çok rahatsız edici bulur. | Open Subtitles | اه، معظم الناس أيضا يجدونها قليلاَ مربكة برؤية أنفسهم ممددين بهذا الشكل |
| Wall Street yaptıkları işi sadece kendilerinin yapabileceğine inandırmak için, kafa karıştırıcı terimler kullanmayı sever. | Open Subtitles | العاملين في وول ستريت يحبوا استعمال مصطلحات مربكة كي يجعلوك تظن أنهم فقط من يمكنهم فعل ما يفعلونه |
| Bir şeylerin ortasındayken böyle kafa karıştırıcı olmaları... - Belirsiz olmaları. | Open Subtitles | عندما تكوني في خضم شيء، كيف يمكن للأمور بأن تصبح مربكة أليس كذلك؟ |
| Şimdilik basları unut. Çok kafa karıştırıcı. | Open Subtitles | لننسى النغمة العالية في الوقت الراهن انها مربكة جدا |
| Aslan balığının şeritleri görsel olarak kafa karıştırıcı dolayısıyla avları için onun ne kadar yakında olduğunu kestirmek zordur. | Open Subtitles | خطوط سمكة الأسد مربكة بصريا، مما يجعلها صعبه على فرائسها للحكم على مدى قربها. |
| Dürüst olmam gerekirse, son derece kafa karıştırıcı bir cümleydi, ha? | Open Subtitles | حسنًا، إنّها جملة مربكة جدًا لأكون صريحًا معك، تعرف؟ |
| İnsanların bütün bu kuralları ve gelenekleri çok kafa karıştırıcı. | Open Subtitles | انها مجرد أن كل هذه القواعد الإنسان والعادات هي مربكة جدا. |
| Kesinlikle. Şu ana kadar bu sadece kafa karıştırıcı küçük bir açmazdı. | Open Subtitles | بالضبط، حتى الآن، هذه مجرد مواجهة مربكة قليلا |
| Casus yaşamı bazen kafa karıştırıcı olabiliyor, biliyorum. | Open Subtitles | حياة الجاسوس قد تكون مربكة في بعض الأحيان،أعلم ذلك |
| En iyi yol bu. Bu Wraith tesisleri oldukça karışık. | Open Subtitles | هذه الطريقة هي الأفضل منشآت الريث هذه مربكة جدا |
| Bak, bu gibi olaylar karışık veya yanlış gelebilir. | Open Subtitles | أنا أَعْرف تلك الأشياءِ قَدْ تبدو مربكة وخاطئة |
| Hayatımdaki en karışık dönem. | Open Subtitles | نظف المكان , وارك بالخارج هذه أكثر لحظة مربكة فى حياتى |
| Başlarda karışık geliyor ama kendini verip, saatlerce sıkı çalışınca hepsini öğreniyorsun. | Open Subtitles | اعني, أنها مربكة في البداية ولكن ولكن عندما تدرس بجد في ساعات كافية ستتعلم أي شئ |
| Bir de, yöntem ve gerekçelerine yönelik rahatsız edici itham var. | Open Subtitles | هناك أيضاً ادعاءات مربكة بشأن دوافعك وأساليبك. |
| Bunlarla nasıl başa çıkacağımı bilmiyorum. Hisler, ayrı evlerde yaşayan sıradan gençler için kafa karıştırıcıdır. | Open Subtitles | هذه المشاعر مربكة بما يكفي للمراهقين الذين يعيشون في منزلين مختلفين |
| Güzelsin, şaşırtıcısın, insanı asla düş kırıklığına uğratmıyorsun. | Open Subtitles | ،أنتِ جميلة، مربكة ...مشرقة دائماً |
| Şimdi hatırladım, bu oyun kafamı çok karıştırıyor, hele şu farklı kağıtlar. | Open Subtitles | أنا أقوم بالتذكر الآن ، بأن هذه لعبة مربكة حقاً مع جميع هذه الكروت المختلفة |