Travmatik bir olay yaşadın. | Open Subtitles | مررتِ بمأساة صادمة، وتحاولين طيلة الـ 3 سنين الماضية استيعابها |
Olabilecek en kötü iki deneyim. Ve sen bunları saniyeler içinde yaşadın. | Open Subtitles | وهاتين من أكثر التجارب إيلاماً التي قد نتعرّض لها ولقد مررتِ بكلتيهما خلال ثواني |
Neler yaşadığını biliyorum ama... | Open Subtitles | أعرف . بأنه ليس في استطاعتي معرفة ما مررتِ به |
Dün seni tek başına bırakmamam gerekirdi üstelik, Yaşadığın onca şeyden sonra. | Open Subtitles | ،ما كان يجب أن أتركك لوحدك البارحة بعد كل ما مررتِ به |
Hayatının en kötü günlerinden birini geçirdin. - Orada olamadığım için özür dilerim. | Open Subtitles | أعلم أنكِ مررتِ بأسوأ أيام حياتك، وأعتذر بشدة عن عدم وجودي بجانبك |
Yaşadıklarını hafife almaya çalışmıyordum. | Open Subtitles | لم أكن أحاول أن أجعل ما مررتِ شيئا هيّنا. |
Son bir senedir falan, çok fazla badire atlattın. | Open Subtitles | اسمعي، خلال السنة الماضية تقريباً، مررتِ بالكثير |
Çok yoğun bir sene yaşadın o yüzden Montauk'taki evime... | Open Subtitles | حسناً , بالطبع لقد مررتِ بسنة جنونية ولهذا ظننت أنه سيكون لطيفاً |
Senin yaşında birinin görmemesi gereken şeyler gördün ve yaşadın. | Open Subtitles | لقد رأيتي أشياءًا و مررتِ بأشياء لم يمر بها أحدٌ بعمرك |
Ben açıkcası hayatında, hiç gerçek bir anı, yaşadın mı acaba? | Open Subtitles | هو أنني لستُ متأكداً إن .. كنتِ مررتِ بأي شيء حقيقي طوال حياتكِ |
Neler yaşadığını düşününce bunun çok ani olduğunu biliyorum ama sana eski kocanın veremediği her şeyi vermek istiyorum. | Open Subtitles | أنا أعلم أن هذا كان مفاجئ لكِ بعدما كل ما مررتِ به ولكني أريد أن أعطيكِ كل شيء لم يستطع زوجك السابق أن يعطيه لكِ |
Son zamanlarda çok şey yaşadığını biliyorum ama kendini düzeltmen gerek. | Open Subtitles | الآن اعرف بأنكِ مررتِ بالكثير مؤخراً لاكنكِ بحاجة إلى التحكم |
Yaşadığın olayı mantığınla açıklayamadığın için Eden'ı piramitin en tepesine koydun. | Open Subtitles | ولأنّك مررتِ بما لم تستطيعي تفسيرهُ منطقياً فقد وضعتِ عدن في أعلى مخطط الهرم |
Telafi etmenin korkutucu bir adım olduğunu biliyorum ama Yaşadığın onca şeyden sonra bu çocuk oyuncağı olacak. | Open Subtitles | أعلمُ بأن الإصلاح شيءٌ مخيف، لكن بعد كل ما مررتِ بهِ، سيكون هذا أمرًا سهلاً. |
Çok şeyler gördün geçirdin benim hayal bile edemeyeceğim şeyler. | Open Subtitles | لقد مررتِ بأمور لايسع عقلي تخيّلها |
Yaşadıklarını da düşününce, eminim anlayışla karşılayacaktır. | Open Subtitles | ،حسناً، أنا واثق أنها ستتفهم الأمر نظراً لما مررتِ به |
- Dinle, son bir senedir falan, çok fazla badire atlattın. | Open Subtitles | اسمعي، خلال السنة الماضية تقريباً، مررتِ بالكثير |
Bebeğim biliyorum ki günün çok zordu ve ben de bunu kolaylaştırmadım. | Open Subtitles | عزيزتي، أعرف بأنكِ مررتِ بيوم صعب، وأنا كنت جزءاً منه. |
onca acıyı tek başına çektiğini düşündükçe... | Open Subtitles | لمجرد التفكير بأنكِ مررتِ بذلك الألم بمفردك |
uğradığını duydum Kahveler için teşekkür ederim. | Open Subtitles | سمعت أنكِ مررتِ بي باكراً. شكراً على القهوة. |
Böyle bir sorun yaşadığınız için gerçekten çok üzgünüm. | Open Subtitles | بإخلاص أنا آسف أنك مررتِ بتلك المحنة، صدقاً. |
Hayır, değil. Bak, senin neler geçirdiğini bilmiyorlar. | Open Subtitles | لا،هذا ليس صحيح،انظري إنهم لا يعلمون مالذي مررتِ به. |