| Şu an bezle ilgili bir espri yapardım ama açıkçası hiç havamda değilim. | Open Subtitles | وانا أمزح بخصوص موضوع الحفاظات ال لكن بصراحة, انا لست في مزاج جيد |
| Hiç havamda değilim, Chris Mannix. Saçmalıklarını benden uzak tut. | Open Subtitles | لست في مزاج جيد كريس مانيكس , دعني من هرائك |
| - Halimize bak. Sırılsıklam olduk. - Bugün keyfin yerinde. | Open Subtitles | إننا منقوعين حتى جلودنا أنتي في مزاج جيد اليوم؟ |
| Ailenin keyfi yerinde. İyi vakit geçirdim sayılır. | Open Subtitles | لقد كان والديكِ في مزاج جيد كدت أن أحظى بوقت جيد |
| Sesin keyfinin yerinde olduğunu söylüyor. Konuşabilecekmisin? | Open Subtitles | يبدو انك فى مزاج جيد اليوم أليس بالإمكان أن تَتكلّمَ؟ |
| Ve ben bugün çok havamda olduğum için sizlere iyi bir tedavi teklif edeceğim. | Open Subtitles | و بما إنني في مزاج جيد سأعرض عليكما أمراً مسلياً |
| - Ben havamda değilim, Neeta. Sen git. | Open Subtitles | هيــــا وإلا تأخرنا لَست في مزاج جيد ، نيتا , أذهبِ |
| Şu an gerçekten havamda değilim. | Open Subtitles | أتعرفين .. من المدهش أننى لست فى مزاج جيد |
| Belki havamda değilimdir, değil mi? | Open Subtitles | هل طرئ عليكِ بأننى من المحتمل أن لا أكون فى مزاج جيد ؟ |
| Maalesef, şu anda sidik yarışı havamda değilim. | Open Subtitles | للأسف، لست في مزاج جيد لإجراء منافسة في البول في الوقت الحالي |
| Bu gece pek havamda değilim, küçük hanım. | Open Subtitles | أنا لست في مزاج جيد هذه الليلة، أيتها الفتاة الصغيرة |
| keyfin yerinde görünüyor. Benim keyfim hep yerindedir. | Open Subtitles | أنتِ في مزاج جيد آجل أنا دائماً في مزاج جيد |
| Bu günlerde keyfin yerinde gibi görünüyor. | Open Subtitles | أنك تبدين دائماً في مزاج جيد هذه الأيام. |
| Sinirimi bozacak kadar halin bile var. Bugün keyfin yerinde galiba. | Open Subtitles | لديك الطاقه حتى لتجعلنى غاضبة أعتقد انك فى مزاج جيد |
| - keyfi yerinde değilse çizgiye geçiyor. | Open Subtitles | لأنه إذا لم يكن في مزاج جيد فسيضل طريقه أجل هذا صحيح |
| Hava kötü ve yağmurluydu ama onun keyfi yerindeydi. | Open Subtitles | وكان الجو بائس وماطر. وهي كانت في مزاج جيد. |
| Bebek poposu gibi bir yüzün var. Kaka! keyfinin yerinde olmasından hoşlanmıyorum. | Open Subtitles | لديك وجه كمؤخرة طفل أكره عندما تكونين في مزاج جيد, فهذا يجعلني أشعر بعدم الأمان |
| Gerçekten bir kızı nasıl moda sokacağını biliyorsun. | Open Subtitles | . أنت بالتأكيد تعرف كيف تضع الفتاة فى مزاج جيد |
| Tam havaya girdim mi canlı bir tavuğun kafasını ısırıp koparmak hoşuma gider. | Open Subtitles | عندما أكون في مزاج جيد فعلاً أهوى قضم رؤوس الدجاج الحي |
| En azından roman yazarken daha keyifli oluyorsun. | Open Subtitles | على الأقل متى تَعمَلُي رواية يجب ان تكوني في مزاج جيد |
| Biliyorum. Sadece şu an kendimi birşeyler okuyacak kadar iyi hissetmiyorum. | Open Subtitles | بلى، لكنني لا أشعر أنني في مزاج جيد للقراءة الآن. |
| Şarkı türkü muhabbetlerine girecek modda değildim. | Open Subtitles | انا لم اكن في مزاج جيد لكلا من الاغنية والرقصة |
| Havasındaysa çok neşeli ve komik olduğu söyleniyor. | Open Subtitles | في حفلات العشاء يقولون أنه مرح ومسلى إذا كان فى مزاج جيد |
| "Komple sikilmiş" birine göre keyfiniz epey yerinde ama. | Open Subtitles | انت في مزاج جيد جداً لشخص ذو غازات قوية |
| Şu an pek de " Hootie " havasında değilim. | Open Subtitles | لأنني لست في مزاج جيد لأسمع هوتي و هو يغني |
| - Umarım bir-iki hafta ortalıkta görünmeyince moralimin düzeleceğini düşünmemişsindir. | Open Subtitles | بعد أسبوعين .. لتجدني في مزاج جيد أو شيء من هذا القبيل |