| Geçici bir tedbir olarak duygularını uyuşturmak güçlerinin yıkıcılığını azaltabilir. | Open Subtitles | تبليد مشاعرها يمكن أن يقلل من خطورة قواها.. تدبير مؤقت. |
| Yılbaşı gecesi bana karşı olan gerçek duygularını öğrendim. | Open Subtitles | في هذه الحفلة التي تقيمها إكتشفت مشاعرها نحوي. |
| Onun düşünceleri, anıları, hatta duyguları. Benim için anlamsız değiller. | Open Subtitles | أفكارها، ذكرياتها، حتى مشاعرها انهم ليسوا بلا معنى بالنسبة لي |
| Onu umursamadım... bana karşı olan hislerini, kendisine karşı olan hislerini. | Open Subtitles | لأني لَم أكتَرِث بِها حولَ مَشاعرها تِجاهي و مشاعرها تجاهَ نَفسِها |
| Karım bu hikâyeye bayılır. Ondaki romantik hisleri kabartıyor. | Open Subtitles | زوجتي معجبة بهذه القصة كثيراً لدرجة أنها تحرك مشاعرها الداخلية |
| Son derece nazik,iyi yetiştirilmiş bir bayan.Bir hanımefendi duygularını gizler. | Open Subtitles | إنها سيدة بعادات شريفة و نشأت لتخفي مشاعرها |
| Kızım benimle aynı fikirdedir. Onun bu konuyla ilgili duygularını biliyorum. | Open Subtitles | إن إبنتى توافقنى الرأى إننى أعرف مشاعرها تجاه هذا الأمر |
| - Kız kardeşiniz çok mutlu görünüyor. - duygularını saklamaz. | Open Subtitles | ــ أختك تبدو سعيدة جداً ــ نعم، ماريان ترفض أن تكبت مشاعرها |
| Annem duygularını turuncu boyayla kapatmaya çalışıyordu. | Open Subtitles | الآن , أمي تحاول أن تخبئ مشاعرها بالطلاء البرتقالي |
| Ona, o gece konuşanın hap olmadığını söylemek istiyordu ama gerçek duygularını rafa kaldırdı. | Open Subtitles | أرادت إخباره أنه لم يكن تأثير المخدر وحده لكنها تجاهلت مشاعرها |
| Bilmiyorum, belki duygularını girmeleri bir kanal olarak onu kullanın. | Open Subtitles | لا أعرف ، ربما تستخدميه كواسطة لتتوصلى إلى مشاعرها |
| Ama duyguları sadece onun duygularıdır. | Open Subtitles | ولكن تذكّري، مشاعرها تدل على مشاعرها فحسب. |
| Yargısı kişisel duyguları tarafından gölgelenmiş. Teal'c yandı. Tarih oldu. | Open Subtitles | مشاعرها الشخصية تطغى على حكمها تيلك انتهى.أصبح تاريخ |
| Onun hislerini geri kazanmanın bir yolu olmalı. | Open Subtitles | يجب أن تكون هناك طريقة لاستعادة مشاعرها. |
| Sanırım hislerini incittim ve böyle bitmesini istemiyorum. | Open Subtitles | قطعاً.. لقد آذيت مشاعرها ولا أريد للأمور أن تنتهي بهذه الطريقة |
| Fena değildi. Buraya vardığımız an hisleri hakkında konuşmaya başladı. | Open Subtitles | لا بأس، ولكنها بدأت بالتحدث عن مشاعرها ما ان وصلنا الى هنا |
| Belki hisleri incinmiş, belki sorgular olmuştur. | Open Subtitles | ربما ذلك جرح مشاعرها أو جعلها تتسائل على كل حال |
| Ben her zaman duygularıyla ilgili onunla konuşuyorum. Her şey hakkında. | Open Subtitles | أنا أتحدث إليها عن مشاعرها طوال الوقت، نتحدث عن كل شيء |
| Şahsi duygularının kararını etkilediğini düşünüyorum. | Open Subtitles | انني اقول انها فقط تدع مشاعرها الشخصية تحكم علي قرارها |
| Acımasız kocasına olan nefretinden, bana olan duygularından ondan kurtulmak için korkunç bir şey, onu zehirlediğinden söz etti. | Open Subtitles | كراهيتها لزوجها العنيف و عن مشاعرها المتزايدة لي و عن الوسيلة الشنيعة التي اتخذتها |
| Bana karşı gerçekten neler hissettiğini söyledi. | Open Subtitles | لقد عبرت عن مشاعرها الحقيقية لى |
| duygularına karşılık vermeyecek birine nasıl âşık olduğunu anlattı. | Open Subtitles | ولقد أوضحت لى وقوعها فى الحب منذ زمن بعيد بحيث لا يمكنه أن يرجع مشاعرها |
| Kalbini kırdın, o da intihar etmekle tehdit etti. | Open Subtitles | لقد جرحت مشاعرها ، هددت بالإنتحار هذا شيء غير طبيعي |
| Eğer kızım düşüncelerini değiştirirse, tekrar görüşebiliriz. | Open Subtitles | إذا استطعت أن تجعل ابنتي تغير مشاعرها إذاً اعتقد بأننا سنلتقي مجدداً |