| Tatlım, ben yetişkin bir adamım. Kendi içkimi hazırlayabilirim. | Open Subtitles | عزيزيتي أنا رجل كبير يمكنني أن أحضر مشروبي بنفسي |
| Herhangi bir şey söylemeyi düşünmüyorum. Sadece içkimi içeceğim. | Open Subtitles | كنت أخطط ألا أقول شيئاَ كنت سأتناول فقط مشروبي |
| Sanırım gidip, içkimi odamda bitireceğim. | Open Subtitles | اتعلم , اعتقد اني سأذهب لأكمل مشروبي في غرفتي |
| Evet, içinde içki var. Hayır, ilk içkim değil. | Open Subtitles | أجل, يوجد خمر بمشروبي لا, إنه ليس مشروبي الأول اليوم |
| Haberin olsun, ailem içkime ilaç atıp benimle baygınken ilişkiye girdiğini sanıyor. | Open Subtitles | فقط للعلم ، والديّ يعتقدان انك وضعت مخدرات في مشروبي ومارست الجماع معي بينما كنت انا غير واعية |
| Bunun ergen partisi olduğunu biliyordum. Bende kendi içkimi getirdim. Şerefe! | Open Subtitles | كنت أعلم أن هذه حفله للقاصرين، لذا أحضرت مشروبي. |
| Sabrina, sırf sıkıcı hikayeni bitirebilmek için içkimi yavaş dolduruyor olduğunu anlamadım sanma. | Open Subtitles | سابرينا من الاحسن الا تكوني تتاخرين في تحضير مشروبي من اجل اخذ الوقت في اخباري بقصتك المملة |
| Burada oturup içkimi bitireceğim, sağol. | Open Subtitles | أظن أنني سأبقى هنا وأنهي مشروبي البارد, شكراً لك |
| İçkimi tazelemen lazım yoksa sonuçlarına katlanırsın. | Open Subtitles | ستضطر إلى إستبدال مشروبي أو مواجهة عقابي |
| Her zamanki içkimi içmeye barına uğradığımda öğrendim. | Open Subtitles | اكشفت ذلك حينما مررت على حانته لاحتساء مشروبي الاعتياديّ |
| İçkimi bitireceğim. | Open Subtitles | في خلال دقيقة, سوف إنهي مشروبي |
| Favori içkim yokmuş. Bunu halletmemiz gerek. | Open Subtitles | لقد نفذ منهم مشروبي المفضل , لذا علينا أن نتماشى مع هذا |
| Benim içkim. Hadi adamım, bir tane daha seni öldürmez. | Open Subtitles | ويسكي، هذا مشروبي هيا، مشروب واحد |
| Ama içkim kimde dostlar? | Open Subtitles | لكن من بحق الجحيم لديه مشروبي يا رجل؟ |
| İçkime bir şeyler koymuşlar. Birinin böyle yapacağını bilemezdim. | Open Subtitles | شخصٌ ما وضع مخدر في مشروبي كان عليّ أن اعرف بانه سيجدني |
| Birisi ben o bunu bilmesi, içki I şey olmalıdır koymak gerekir. | Open Subtitles | شخصٌ ما وضع مخدر في مشروبي كان عليّ أن اعرف بانه سيجدني |
| Sanırım içkimin içinde birşey vardı, bu sebeple herhangi birşey hatırlamıyorum. | Open Subtitles | أظن أنه كان هناك شيء في مشروبي لأني لا أستطيع تذكر أي شيء |
| O şeyi çok seviyorum. Sütün içine döküyorum. Favori içeceğim. | Open Subtitles | أحب ذلك الشيء, أسكبه في الحليب، إنه مشروبي المفضل |
| İşte bu yüzden, buzlu içeceğimi bütün gün bacaklarımın arasında taşıyorum. | Open Subtitles | لذلك كنت واضعاً مشروبي المثلج بين ساقاي طوال اليوم |
| - Hey, Flanders, biramı dökme. | Open Subtitles | -مهلا , (فلاندرز) لاتسكب مشروبي |
| Ev arkadaşım Ron ben kestirirken Sodamı bitirdiği için oldukça az görüyorum bardağın dolusunu. | Open Subtitles | الذي هو نادر كرفيقي في السكن رون انهى مشروبي الغازي عندما كنت غافيا |
| Sadece viskimi içmekle kalmazsın, oyunumu oynayıp geçebilirsin de. | Open Subtitles | أنت لا تَستطيعُ أن تَشْربُ مشروبي غير لعبتي، وبعد ذلك مرر الكرة للاعب آخر يعني إمشي بعدها |
| Sokaktaki insanların bu içeceği içmesi için bir taktikle hareket etmeliyim. | Open Subtitles | يجب علي إبتكار إستراتيجيّة لكي أنشر مشروبي وسط سكان الضواحي |
| Gazozumu odanın ta diğer ucunda bırakmışım. | Open Subtitles | وضعت مشروبي في الجهة الاُخرى من الغرفة |