| Keşke gerçekten belden aşağın felçli olsaydı, en azından ne olduğunu anlardım. | Open Subtitles | أتمنَى لو كنت مشلولاً لأنَني على الأقل كنت سأتفهَم حينها |
| Şöyle bir düşününce benim bir kaç gün felçli olmam senin 6 haftalık felçli olmanın yanında hiç bir şey değilmiş. | Open Subtitles | عندما تفكر بالأمر انا كنت مشلولاً لعد أيام فقط والتي هي لا شئ مقارنة لـ 6 أسابيع |
| Sanki kötürüm olmuş gibiydim, o sinirli ve acılı ruhlarla aşağıda sıkışmıştım. | Open Subtitles | كما لو أنني أصبحت مشلولاً علقت تحت في الادنى مع الاشباح الاخرى المريرة الغاضبة |
| Oğlum temelli kötürüm kaldı. | Open Subtitles | إبني أصبح مشلولاً من تلك الحادثه |
| Sağlıklı biri bir mucize olur da karşısında Meryem'i ete kemiğe bürünmüş görürse, sakat kalabilir. | Open Subtitles | ماذا لو أن أحداً في صحة جيدة يكون حاضراً أثناء الظهور ثم تحدث معجزة فيجد نفسه مشلولاً |
| Bir vuruşla sakat kalırım diye korkmak istemiyorum. | Open Subtitles | أنا لستُ خائفاً حول تلكَ الضربة في حالة أنّني لن سأصبح مشلولاً. |
| Bilincini kaybetmiş felç olmuş ya da zaten ölmüş olmalı. | Open Subtitles | لابد وأن ضُرب وتُرك مغشياً عليه مشلولاً أو ميتاً بالفعل |
| Bir saatini yere uzanıp felçli halde geçirmek istiyorsan bilemem tabii. | Open Subtitles | إلا اذا كنت حقاً تريد ان تستلقي على الأرض هنا مشلولاً حتى الساعـة القادمة |
| ...bir saatini yere uzanıp felçli halde geçirmek istiyorsan bilemem tabii. | Open Subtitles | إلا اذا كنت حقاً تريد ان تستلقي على الأرض هنا مشلولاً حتى الساعـة القادمة |
| Kimseye oğlunun felçli kalacağını söylemek zorunda kalmamıştım. | Open Subtitles | لم يسبق لي أن يكن عليّ إخبارهم أن ابنهم سيكون مشلولاً |
| Yani ya hayatını felçli bir bedende geçirecekti ya da ondan başka bir şeyi alacaktım. | Open Subtitles | لذا أمّا أن يعيش حياته مشلولاً أَو أقوم بإتخاذ إجراء آخر لإنقاذ حياته |
| Belden aşağı felçli olsa n'olur, komple felçli olsa n'olur! | Open Subtitles | لا لايهمني ان كان مشلولاً ولايهمني ان كان مقعداً |
| Biz birlikte olmak için doğmuşuz. Boynumdan aşağısı felçli uyanıyorum. | Open Subtitles | كان مقدرٌ لنا أن نكون معاً لقد إستيقظتُ مشلولاً من الرقبة فما دون |
| Oğlum kötürüm oldu sen de gülüyor musun? | Open Subtitles | إبني أصبح مشلولاً و أنت تبتسم؟ |
| Curtis Mayfield, kötürüm kaldıktan sonra daha başarılı oldu. | Open Subtitles | (كيرتيس مايفيلد) أصبح أكثر نجاحاً بعدما أصبح مشلولاً |
| Hiç kötürüm olmamıştım. | Open Subtitles | لم أكن يوماً مشلولاً |
| Sonunda kötürüm kalabilirsin. | Open Subtitles | قدْ تنتهي مشلولاً! |
| - Kısa bir süre sonra da, Tom Connelly sakat kaldı. | Open Subtitles | (وبعد مدة ليست طويلة , (توم كونيلي أصبح مشلولاً نعم |
| Çoğunun üstübaşı kan içinde Rhesus'un adamları tarafından sakat bırakılmış ya da yakılmışlar. | Open Subtitles | معظهم مُلطخ بالدماء، مشلولاً أو متعرض للحروق من قبل رجال (ريسوس). |
| Körüm ben, sakat değil. | Open Subtitles | أنا أعمى، و لكنني لست مشلولاً |
| Ancak karanlıkta aranırken fark ettim ki, daha önce sahip olmadığım seçenekler yüzünden felç olmuştum. | TED | ولكني بحثت في الظلام أدركت أنني في الواقع كنت مشلولاً من قبل الخيارات العديدة التي لم تكن لدي من قبل. |