Talepleri yerine getirilmezse binlerce Amerikalının hayatını almaya hazır. | Open Subtitles | إنه مستعدٌ لأخذ أرواح اَلاف الأمريكان ما لم تُنفَذ مطالبه |
Çelişkiye düşerse, Talepleri istikrarsızlaşırsa bize fırsat yaratabilir. | Open Subtitles | بتناقض نفسه ومضاربة مطالبه نحرز بعض التقدم |
Avustralyalı dostumuz az önce taleplerini belirttiği bir e-mail gönderdi. | Open Subtitles | صديقنا الأسترالي، ارسل إليّ للتو بريداً اليكترونياً يوضح مطالبه |
Şimdi, görünüşe göre, Bay Saunders en az 11 tane daha tüpe sahip ve eğer taleplerini yerine getirmezsek onları serbest bırakmakla tehdit ediyor. | Open Subtitles | من الواضح أن السيد (ساندرز) لديه على الأقل 11 زجاجة أخرى ويهدد بإطلاقهم إلا اذا نفذنا مطالبه |
Virüs hâlâ elinde. Eğer isteklerini yerine getirmezseniz, efendim, visürü salmaya devam edeceğine inanıyorum. | Open Subtitles | اذا رفضت مطالبه يا سيدى أعتقد أنه سيستمر فى إطلاقه |
Er ya da geç diğer isteklerini yerine getirmeyeceğimizi anlayacak ve biz işini zorlaştırmazsak, içeride epey kan dökülecek. | Open Subtitles | عاجلاً أم آجلاً سيكتشف بأننا لن نقوم بمنحه باقي مطالبه و ستصبح الأمور دموية جداً هناك بالداخل |
Papaz Roger Tremble istekleri yerine getirilmezse rehineleri öldürmekle tehdit ediyor. | Open Subtitles | بخصوص تهديد القس بذبح رهينته مالم يتم تحقيق مطالبه |
Doğrusu şu ki, çok önemli bir delili saklamayı önerdi bana eğer bu zahmetinin karşılığını ödersem. | Open Subtitles | فى الحقيقة , لقد عرض إخفاء .... دليل هام جداً إذا ساعدته فى تحقيق مطالبه |
Yeni kabul edilen bebekler önce birkaç saat ağlıyor, Talepleri karşılanmayınca kimseye rahatsızlık vermemeyi öğreniyorlar. Birkaç gün içinde neşesiz, uyuşuk ve boş boş bakan bireylere dönüşüyorlar. Tıpkı diğer yuvada kalan bebekler gibi. | TED | الطفل الجديد قد يبكي في الساعات الأولى من دخوله، و لكن مطالبه لا تحقق، ففي نهاية المطاف يتعلم الطفل أن لا يبذلوا هذا العناء. في غضون بضع أيام، يكون فاترًا، و في سبات عميق، و يحدق في الفضاء كما الباقون. |
Talepleri: "57 bin rublenin tamamı"... | Open Subtitles | مطالبه كانت 57 ألفاً |
Bence Talepleri oldukça makul. | Open Subtitles | أعتقد بأن مطالبه معقولة جداً. |
Onlardan biriyle tanışma onun Talepleri. | Open Subtitles | نفّذوا أحد مطالبه. |
Çünkü taleplerini gerçekleştirmek için bize ihtiyacı var. | Open Subtitles | لأنه يحتاج منا لتنفيذ مطالبه. |
Milli güvenlik vardır sorunları oyunda. Jane bizimle çalışmaz yoksa biz onun taleplerini karşılamak. | Open Subtitles | إنّ لدينا مشاكل تتعلّق بالأمن القومي، ولن يعمل معنا (جاين) ما لمْ نُنفذ مطالبه. |
Azizlik İşleri Kongregasyonu taleplerini incelemek için kendisiyle irtibat halindeydi. | Open Subtitles | {\pos(190,220)}كان مجمع دعاوى القديسين على اتصال معه {\pos(190,220)}يبذلون قصارى جهدهم للتحقق من مطالبه الملحة |
Onu, isteklerini yerine getiriyoruz gibilerinden ikna etsek? | Open Subtitles | ماذا لو أقنعناه بأننا في صدد تنفيذ مطالبه ؟ |
Onu, isteklerini yerine getiriyoruz gibilerinden ikna etsek? | Open Subtitles | ماذا لو أقنعناه بأننا في صدد تنفيذ مطالبه ؟ |
500.000 dolar. İsteklerini yazmış gibiydi, sanki bize okuyordu. 500.000 dolar alacaklıyım. | Open Subtitles | يبدو ان مطالبه كانت مكتوبة و كانه كان يقرئها... ولكن بقية المحادثة لم تكن كذلك |
Ondan istekleri sınır tanımıyor. | Open Subtitles | مطالبه عليه لا حدود لها |
Doğrusu şu ki, çok önemli bir delili saklamayı önerdi bana eğer bu zahmetinin karşılığını ödersem. | Open Subtitles | فى الحقيقة , لقد عرض إخفاء .... دليل هام جداً إذا ساعدته فى تحقيق مطالبه |
Simon'a hiçbir sekilde onun isteklerine boyun egmeyecegimi söyleyebilirsin. | Open Subtitles | يمكنك أن تقول لسيمون أننى لن أرضخ لأى من مطالبه |