| Bence sizler ve ben şefkatin milyonların acısını durdurmak için gerekli olan güce sahip olduğunu görerek kendimizi gururlu ve cesaretli hissedebiliriz. | TED | وأظن أنه أنا وأنت، بصراحة، يمكننا الشعور بالفخر ونتشجع لرؤية كيف امتلك التعاطف القوة لينجح في إيقاف معاناة الملايين. |
| Bu yüzden ben farklıyım. İnsanların en ufak acılarını bile hissedebiliyorum. | Open Subtitles | لهذا السبب أنا مختلف، يمكنني إستشعار أدنى معاناة للإنسان |
| Bitirmek için, en fakir bir milyar insan bilmediğimiz acılar çekiyorlar. | TED | حتى أختم: هناك أشياء في معاناة الأفقر مليار انسان, لا نعلمها |
| Elbette ki birçoğu diyecektir ki hayvanların acısı Yahudilerin, kölelerin çektiği acıyla karşılaştırılamaz. | Open Subtitles | على الرغم من أن البعض سوف يقول أن معاناة الحيوانات ربما لا تقارن |
| Sonsuz gibi görünen çatlakların kenarında haritasız şekilde ve ileride neyin beklediğini bilmeden yapılan bu yolculuk inanılmaz derecede acı vericiydi. | Open Subtitles | مع حافةٍ يبدو وأنّ لها امتدادٌ أبدي وبلا خريطةٍ ترشدهم وبلا أدنى فكرةٍ عمّا ينتظرهم، لقد كانت رحلةً من معاناة الأمرّين |
| Bu yüzden her bitkisel gıda seçimimizde hayvanların çektiği acıları azaltmada katkımız olur. | TED | لذلك في كل مرة نختار وجبة نباتية، فإننا نشارك في تقليل معاناة الحيوانات. |
| Alt köşeden başlayarak yerden çıkıyor, mücadele ederek yükselmeye çalışıyorlar. | TED | يبدؤون من الركن السفلي منطلقين من الأرض، يحاولون في معاناة أن يرتفعوا. |
| Böyle insanların yanında yer alıp halkın çektiği ıstırap ile alay ediyorsun. | Open Subtitles | أنت تحطّ من قيمة الناس هكذا. وأنت تقومُ بالسخرية من معاناة المواطنين. |
| Bizim sorumluluğumuz insanların acısını azaltmak ve doğayı korumak için yapabileceğimiz her şeyi yapmaktır. | TED | إنها مسؤوليتنا لفعل كل ما نستطيع للمساعدة بتخفيف معاناة البشر وحماية البيئة |
| Böylece insan acısını altına dönüştüremeyecek. | Open Subtitles | لكي لا يجني المزيد من الذهب من معاناة البشر |
| Evet, biliyorum, bizim duygularımız ve şefkatimiz yok, müvekkillerimizin acılarını anlamak istemeyiz. | Open Subtitles | أجل ، أعرف هذا نحن لا نملك مشاعر أو تعاطف لا تعاطف مع معاناة العملاء |
| Başkalarının acılarını önemsemeyenlerden rahatsızım. | Open Subtitles | و مستاء من الناس الذين يسخرون من معاناة الآخرين |
| Entrika, kaçırılma, ifadesi zor acılar karşısında cesaret. | Open Subtitles | مكائد و إختطاف شجاعة صارخة في وجه معاناة لايمكن أن توصف |
| Tanrı'nın lütfunu böyle geri çevirdiğine göre Çok büyük acılar çekmiş olmalı dedi. | Open Subtitles | قال لابد أنها تحمّلت معاناة عظيمة لتتخلص من الهدية الأعظم للرب |
| Zamanla, halkınızın acısı bizim bakış açımızı görmeniz için sizi ikna edecektir. | Open Subtitles | مع الوقت, معاناة شعبك ستُقنعك بِوجهة نظرنا. |
| Şu efsanevî hergeleyi kurtarmak adına yeterince acı çekilmedi mi? | Open Subtitles | ألم تحدث معاناة كافية من أجل إنقاذ ذلك الوغد الوهمي؟ |
| Ama ben başka insanların acıları yüzünden daha fazla ağlamak istemiyorum. | Open Subtitles | لنتوقف عن البكاء . من أجل معاناة الأشخاص الآخرين |
| Başlarda, her mücadele bir öncekinden farklı geldi. | Open Subtitles | في البداية، كلّ معاناة تبدو مختلفة عن المعاناة التي تسبقها. |
| Harici koşulları mutluluk ve ıstırap olarak yorumlayan zihin değil midir? | TED | أليست قدرتنا العقلية هذه على ترجمة الحالة الخارجية لحاله سعادة أو معاناة ؟ |
| fakir insanların sadece üretim esnasında zarar görmediğidir. Fakir insanlar ürünlerin kullanılması | TED | ان معاناة الفقراء لا تتوقف فحسب على الانتاج بل هي تنسحب أيضاً |
| Onlara göre, bir tek savaşın çilesi yoktu aynı zamanda ailelerini de geçindirme endişeleri vardı. | Open Subtitles | بالنسبة لهم ليست معاناة الحرب ماقلقون منها بل أيضاً بقاء أسرهم على قيد الحياة |
| Altın Tanrıça marka allığımı kullandığım her sabah, bir hayvanın ızdırap çekeceğini biliyorum. | Open Subtitles | أننى عندما أضع أى مستحضر تجميل سيكون هذا ثمنه معاناة أحد الحيوانات المساكين |
| Bir bağımlılığın ortaya çıkardığı... ıstırabı gösteriyor. | Open Subtitles | .. ترينا مدى معاناة .. المدمن الذي توقف عن التعاطي |
| Moralim bozulduğunda ya da kederle dolduğumda kimsenin duymak istemeyeceği ruhumdaki ızdırabı ve acıyı.. | Open Subtitles | أشعر بالحاجة ، حين أكون مكتئباً أوحينيتغلبعلى القلق.. أن أعبر عن معاناة روحي كلأحزاني.. |
| Hayır! Ve ne olursa olsun, acının kaynağı da olmayacaklar. | Open Subtitles | لا, سيكونوا مصدر ولكن لن يكونوا مصدر معاناة |
| Karanlık, acı, eziyet. | Open Subtitles | ظلام. ألم. معاناة. |