| Sağdaki sütun sol sütundan ortadaki sütun çıkartılarak elde edildi ve aradaki farkın neredeyse sıfır olduğunu gösteriyor. | TED | والعامود على اليمين نتج دمج العامودين الأوسط والأيسر. ويظهر ان الاختلاف بالكاد يكون معدوم. |
| Atmosferi kirletme oranı neredeyse sıfır. | Open Subtitles | ويتم تشربها سريعاً، خطر التلوث الجوي معدوم |
| Atmosferi kirletme oranı neredeyse sıfır. | Open Subtitles | ويتم تشربها سريعاً، خطر التلوث الجوي معدوم |
| Üç kadın, sıfır şans, herhangi bir şey olması için. | Open Subtitles | ثلاث نِساءِ، إحتمال معدوم يَحْصلُ على أيّ. |
| Ortadan yıkın. Adamda zevk denen şeyin zerresi yok. | Open Subtitles | اكسروه نصفين هذا الرجل معدوم الذوق |
| Ortadan yıkın. Adamda zevk denen şeyin zerresi yok. | Open Subtitles | اكسروه نصفين هذا الرجل معدوم الذوق |
| Fakat eğer farklı düşünürsek, bence sadece sıfır salınımı olan değil ayrıca sınırsız imkanı olan şehirlere sahip olabiliriz. | TED | ولكن ان استطعنا ان نفكر بصورة مغايرة اعتقد اننا سنصل ذات يوم بصورة جدية ليس فقط الى مدن تحوي انبعاثات غازات ضارة معدوم بل الى خيارات جديدة غير محدودة |
| Teklif etmezsen şansın sıfır olur. | Open Subtitles | هذا الاحتمال معدوم لأنك لم تسأل |
| Görüş mesafemiz sıfır. - Kerteriz ne? | Open Subtitles | مدى الرؤيه معدوم الى اين نتجه ؟ |
| sıfır! | Open Subtitles | فهامش الخطأ معدومٌ بالنسبة لنا معدوم |
| Bak, burada şansınız sıfır, adamım. Tamam mı? Zamanınız yok. | Open Subtitles | لا خيار لديك هنا يا صاح، ووقتك معدوم. |
| sıfır karizma. | Open Subtitles | معدوم الكاريزما |
| Nabzınız yok. Kan basıncı da sıfıra sıfır. | Open Subtitles | لا نبض لكما ضغط دمكم معدوم |
| - Yani şansın sıfır. | Open Subtitles | -إذاً الحظ معدوم لديك |