| Bu piçlerin bana yapacaklar her şeye tahammül edebilirim. | Open Subtitles | يمكنني التعامل مع أي شيء يمكن لهؤلاء الأوغاد فعله |
| Sense dışarıda hareket eden her şeye sikini sokuyorsun bir yandan da bana geri dönmeye çabalıyorsun. | Open Subtitles | أنت تمارس الجنس مع أي شيء يتحرك محاولاً الانتقام مني |
| Ama ben herhangi bir şeyle sevişmek istemiyorum. | Open Subtitles | لكنني لا أريد ممارسة الجنس مع أي شيء |
| Asıl nokta şu ki birlikte farklı yaklaşımların çeşitliliği evrimin getirdiği hemen hemen her şeyle başa çıkabilir. | TED | المغزى من هذا هي أن هذا التنوع في المناهج المختلفة يستطيع التعامل نسبيا مع أي شيء تَمَكَّن التطور من الرَّمي به. |
| Bu gidişatınla herkese kötü görüneceksin! Kendine bile! Bunu sana birinin söylemesi şart oldu! | Open Subtitles | طريقتك لن تجدي نفعا مع أي شيء حتىمعنفسك! |
| Baştan başa kontrol bizde ve tamamen hiçbir şeyle uyumlu değil. | Open Subtitles | تحكم من البداية إلى النهاية. تماماً لا يتعارض مع أي شيء. |
| - İçinde sen olduğun sürece her şeye katlanabilirim. | Open Subtitles | أستطيع أن أعيش مع أي شيء إذا بقيتِ بجانبي. |
| Hyde olduğum sürece her şeye razı olurdum. | Open Subtitles | طالما كنت هايد، ويهمني تتماشى مع أي شيء. |
| Söylediğim gibi, Amerikan olan her şeye varım. | TED | لكن كما قلت، أنا مع أي شيء أمريكي. |
| her şeye dayanabiliyorlar. | Open Subtitles | يستطيعون أت يتعايشوا مع أي شيء |
| O da Âlî Göz'e gidecek, geri kalan her şeyle birlikte. | Open Subtitles | سوف يذهب إلى العين العظيمة مع أي شيء آخر |
| İnsan kafasına takmazsa her şeyle yaşayabilir. | Open Subtitles | الشخص يستطيع التعايش مع أي شيء إذا لم يشغل تفكيره به |
| Bu gidişatınla herkese kötü görüneceksin! Kendine bile!" | Open Subtitles | طريقتك لن تجدي نفعا مع أي شيء حتىمعنفسك! |
| Baştan başa kontrol bizde ve tamamen hiçbir şeyle uyumlu değil. | Open Subtitles | تحكم من البداية إلى النهاية. تماماً لا يتعارض مع أي شيء. |
| Onun tuhaf özelliklerini duyularımın bana söylediği hiçbir şeyle bağdaştıramıyorum. | Open Subtitles | لا استطيع أن أوافق خواصه الغريبة مع أي شيء آخر تُخبرني به حواسي |