Kabinenin geri kalanıyla birlikte bilimi hak ettiği yere geri taşımak için çok çalışıyoruz. | TED | جميعًا، مع بقية أعضاء الحكومة، نعمل بجد لاستعادة العلم إلى مكانه الصحيح. |
Sonunda bazı hademeler gelip Albertımı büyük boy Glad çöp torbasına koydu ve çöplerin kalanıyla birlikte onu ara yola bıraktı. | Open Subtitles | بعدها جاء أحدهم وحشا ألبرت حبيبي في حقيبة قمامة قماشية كبيرة ووضعه في ممر مع بقية القمامة. |
Size geri kalanı ile beraber öderim. | Open Subtitles | لأحضر سيارتى من الجراج بالطبع سأردها إليك مع بقية المبلغ |
Bu çok sinir bozucu, çünkü Aston arabanın geri kalanında çok iyi iş çıkarmış. | Open Subtitles | إنه أمر مزعج، كوس استون قد فعلت مثل هذا العمل الجيد مع بقية هذه السيارة. |
Hapishanenin, onu tekrar o mahkumların yanına koymasına izin veremeyiz. | Open Subtitles | لا نستطيع تركه ليعود إلى السجن مع بقية السجناء هناك |
Plan bu. Bavulların kalanıyla beraber hareket ettirmeyeceğiz. | Open Subtitles | هذا هو الأصح، نحن لن ننقله مع بقية الأمتعة |
Şu anda tayfanın kalanıyla birlikte şalupalarda bekliyorlar. | Open Subtitles | الذي ينتظرنا الآن مع بقية الطاقم في زوارق طويلة. |
Bu parayı güvene alıp, altının kalanıyla birlikte saatler içinde geri yollayacağım. | Open Subtitles | سوف أؤمن هذا المال وأعيده مع بقية الذهب خلال ساعات |
Ekibin geri kalanıyla birlikte şehrin hayhuyunda yaşamak üzere yabandan gelen maymunlarla yakından ve kişisel bir çekim yapmayı umuyorlar. | Open Subtitles | جنبا إلى جنب مع بقية أعضاء الفريق هم يأملون على تصوير لقطات قريبة للقرود التي أتت من البريّة |
Buranın dışında. Siparişin geri kalanıyla birlikte. | Open Subtitles | في الخارج هناك مع بقية البضاعة |
Belki bencilim. Seni dünyanın geri kalanı ile paylaşamam. | Open Subtitles | ،ربما أكون أنانية لا أستطيع أن أشاركك مع بقية العالم |
Beyaz adamın birini al, Backstreets Boys'un geri kalanı ile birlikte ona takım elbise giydir, bum, ona aşık oldun. | Open Subtitles | سويّة مع بقية الآخرين وأنت ستقعين في الحبّ |
Gelecek hafta ordu ile olan işlerimizi müzakere etmek için yönetimin geri kalanı ile görüşeceğim. | Open Subtitles | الأسبوع القادم سوف أجتمع مع بقية المجلس، لمناقشة بقية أعمالنا المستقبلية مع الجيش |
Efendim, çok cömertsiniz ama dünyanın geri kalanında ben rahat olamam. | Open Subtitles | سيدي، إنك كريمٌ جداً مع بقية العالم |
Ama hayatının geri kalanında çok çaresizdir. | Open Subtitles | و لكن مع بقية حياته ؟ لا يستطيع فعل شيء |
Onu bahçedeki saçmalıklarının yanına koy çünkü ben almıyorum onu. | Open Subtitles | ضع كلامك مع بقية الهراء في الساحة لأني لا أصدقك |
Neden kasabanın kalanıyla beraber aramıyorsun? | Open Subtitles | لماذا لا تبحث مع بقية سكان البلدة؟ |
Bu sabah barikatı aşanlar kasaba halkı ile birlikte karantinaya alındılar. | Open Subtitles | هؤلاء الذين اخترقو الحصار هذا الصباح حجروا صحياً مع بقية سكان المدينه |
Bana kalsa o sikiği farelere yem ederim çöpün geri kalanı gibi. | Open Subtitles | لو كان الأمر بيدى، لتركت ذلك القذر مع الجرذان. مع بقية القمامة. |
Bu teknolojiyi dünyanın geri kalanıyla ne zaman paylaşacaksın? | Open Subtitles | ومتى يمكنك مشاركة هذه التكنولوجيا مع بقية العالم؟ |
Yetişkinler daha doğal davranırlar, ve çocuklar diğer çocuklarla daha kolayca oynarlar. | TED | البالغون تصرفوا بطبيعية اكثر, وأصبح الاطفال يلعبون بسهولة مع بقية الاطفال. |