| annene karşı gardını hazır tutman lazım çünkü her an kavga etmeye hazır. | Open Subtitles | عليكِ بعدم الخوض في معارك مع والدتكِ لأنها مقاتلة. |
| - Düşünüyordum da sanırım annene karşı biraz bencillik ediyorsun. | Open Subtitles | -لقد كنتُ أفكّر فحسب . أعتقد أنكِ تكونين أنانيةً قليلاً مع والدتكِ. |
| Bu görüşme annenle olan son görüşmeydi, doğru mu? | Open Subtitles | هل أنا مصيبة بأنها آخر مكالمة أجريتها مع والدتكِ |
| Ve annenle olan tecrübelerimden sonra senin de tıpatıp ona benzediğini düşünüyordum. | Open Subtitles | و تجاربي مع والدتكِ جعلته أمراً سهلاً لي لأصدق أنكِ من نفس الطينة. |
| Sen izinlisin. annenin yanında olmalısın. | Open Subtitles | أنتِ لا تعملين اليوم عليكِ أن تكوني مع والدتكِ |
| Propan tanklarından biri patlamış olabilir. Eve gidip, annenin yanında kalmanı istiyorum. | Open Subtitles | أريد منكِ العودة للمنزل و البقاء مع والدتكِ |
| annenle birlikte gitmeliydin. | Open Subtitles | كان عليكِ أن تنزلي للأسفل مع والدتكِ |
| Ama sen Cuma günü annenle birlikte olacaksın. | Open Subtitles | لكنكِ ستكونين مع والدتكِ يوم الجمعة. |
| annen ile son karşılaşmam gerçektende beni ölüme çok yaklaştırdı. | Open Subtitles | قد حضر لى أولاً بعد مواجهتى الأخيرة مع والدتكِ كانت مصرة على تركى لأحتضر |
| Yani,annene karşı çok hoş davranıyor,değil mi? | Open Subtitles | أقصد أنه لطيف مع والدتكِ . صحيح ؟ |
| Rebecca, seni gördüm... bu gece annenin yanında, işlerin daha önceki gibi olması için çabalıyordun. | Open Subtitles | .... ريبيكا ، لقد رأيتكِ مع والدتكِ الليلة |
| Oraya annenle birlikte gitmişti. | Open Subtitles | لقد ذهبت هناكَ مع والدتكِ |
| Tyler annenle birlikte. | Open Subtitles | تايلر) مع والدتكِ) |
| Ben bu dünyadaki en şanslı insanım çünkü zamanımı annen ile geçiriyorum. | Open Subtitles | انا الرجل الأكثر حظًا في العالم لانني أستطيع ان امضي الوقت مع والدتكِ |