Ama başaramayacağınıza ikna olmaya izin veremezsiniz. | TED | ولكن لا يمكنك السماح لنفسك بأن تصبح مقتنعًا أنه لا يمكنك النجاح. |
Fakat bu şeylere sırtımızı çeviremeyeceğimize ikna oldum. | TED | لكنني أصبحت مقتنعًا أننا لا نستطيع الابتعاد عن هذه الأشياء. |
İkna edilmek isterim tabi ama bunu sakın sen yapma, emi? | Open Subtitles | أفضل أن أكون مقتنعًا ولكن لا تقنعيني، حسنًا؟ |
Amerikan halkı, Rusya ile aralarındaki füze açığının onların lehine olduğuna inanıyordu. | Open Subtitles | بينما كان الشعب الأمريكي مقتنعًا بوجود فجوة صاروخية لصالح روسيا |
Çünkü beklemem gerektiğine ve dünyanın hazır olmadığına inanıyordu. | Open Subtitles | لأنّه كان مقتنعًا بأنّه عليّ الانتظار. بأنّ العالم لم يكن مستعدًا. |
Tam olarak ne oldu bilmiyorum ama, evde bir varlığın olduğuna artık iyice ikna olmuştu. | Open Subtitles | لا أعرف بالضبط ماذا حدث لكنه أصبح مقتنعًا تمامًا بأنّ هناك حضورًا في المنزل |
Pers kumandanı böylesine ezici bir güçle karşılaşan Yunan ordusunun hemen temiz bir şekilde teslim olacağına ikna olmuştu. | Open Subtitles | .. القائد الفارسي كان مقتنعًا أن مواجهة قوة طاغية، سيجبر الإغريق على الاستسلام بسهولة |
Daha önce kimse beni buna ikna edemezdi, ama artık inanıyorum. | Open Subtitles | إذا لم أكن مقتنعًا بهذا من قبل، فإنّي مقتنع الآن. |
Belki onu hafife almak gibi bir alışkanlığım var, ama şu uyuşturucu alışkanlığını yendiğine ikna oldum. | Open Subtitles | أعلم ، ربما اعتدت على الاستهانة به لكنني كنت مقتنعًا من أنه سيعود مع اضطراب ما بعد الصدمة |
Kişisel olarak bir polisi üniformalar içinde gördüğünüzde, ...ikna oluyorsunuz, ...ama onu yüksek sesle okumaya başladığınız zaman, ...açıkları görmeye başlıyorsunuz. | Open Subtitles | أظن أنه عندما يكون شرطي هناك موجود بلبسه الرسمي, تكون مقتنعًا لكن عندما تقرأها بصوت عالي |
Hayatımda daha önce hiç, şu anda olacaklar hakkında kendimi ikna etmemiştim. | Open Subtitles | ولم أكن أبدا مقتنعًا جدا من أيّ وقتٍ مضى بما يجب أن يحدث الآن |
Birkaç hafta önce beni aldattığına epey ikna olmuştum. | Open Subtitles | منذ بضعة أسابيع، كنت مقتنعًا تمامًا بأنها تخونني. |
Zaten ikna olmuş gibisin. Neden buraya gelip bana soruyorsun? | Open Subtitles | تبدو مقتنعًا مسبقا إذا لمَ جئت هنا تسألني؟ |
Yarın sabah senin ülkenin yarısı hile yaptığımıza ikna olmuş olarak uyanacak. | Open Subtitles | نصف شعبكم سيستيقظ غدًا مقتنعًا أننا نخرق الاتفاق |
Meclis Soruşturması açılması için yapılacak oylamayı rahatlıkla kazanacağımıza inanıyordu. | Open Subtitles | كان بكل ما في الكلمة من معنى مقتنعًا بأننا سنفوز في جلسة ! التصويت على الاتهام |
Price, cinayet serisindeki bir kurbanı Hannah'nın bıçakladığına inanıyordu. | Open Subtitles | -كان مقتنعًا بأنّها طعنَت إحدى ضحايا الفورة |
Buna ikna olmuştu. | Open Subtitles | لقد كان مقتنعًا بهذا |