| Midway yakınlarında olması imkansız. En iyi pilotlarımızı bekletmemeliyiz. | Open Subtitles | لا يمكنه ان يتواجد فى اى مكان قرب ميدواى ماكان ليجب علينا ان نجنب طيارينا الاكفأ |
| Kuzey Kutup Dairesi'nin yakınlarında Laponya diye bir yer var. | Open Subtitles | أتعلم أن هنالك مكان قرب "الدائرة القطبية الشمالية" يدعى" لابلاند" |
| Seni, evimim yakınlarında istemiyorum! İşte, şimdi kesebilirsin! | Open Subtitles | لا أريدك بأيّ مكان قرب منزلي، والآن يمكنّك أن تقطع |
| Bundan sonra Eun Sae'nin yakınına bile yaklaşma. | Open Subtitles | لا تظهر فى أي مكان قرب ين سا من الآن فصاعدا. |
| Bugün fabrikanın yakınında olmanı istemiyorum. | Open Subtitles | أنا لا أريدك في أي مكان قرب المصنع اليوم. |
| Pineridge yolundayım, terkedilmiş elektrik santralinin oralardayım. | Open Subtitles | على طريق (بينريدج) في مكان قرب محطة الكهرباء المهجورة. |
| Seni cehennemin yakınlarında görürsem, kıçına tekmeyi basarım. | Open Subtitles | إن رأيتك بأي مكان قرب الجحيم، سأبرح مؤخرتك ركلا |
| O zaman buna da inan eğer senin iğrenç kokun Nottingham'ın yakınlarında burnuma gelirse seni kan havuzunda boğar, ve aç köpeklere atarım. | Open Subtitles | إذن يمكنك أن تصدق هذا إذا أشتمّ رائحتك النتنة أبدا أي مكان قرب نوتينغهام ثانية أنا كنت اغطسك في الدمّ وامزّقك بتجويع الكلاب |
| Bir kırmızı halının yakınlarında biryerlerinde bulunacağım aklımın ucundan bile geçmezdi. | Open Subtitles | لم أظن أبدا في حياتي أنني سأكون واقفة في أي مكان قرب البساط الأحمر. |
| Yakın bir zamanda, Malvern İstasyonu yakınlarında bulunmadınız, değil mi? | Open Subtitles | أنتن لم تذهبوا إلى أي مكان قرب محطة مالفيرن مؤخراً، ألس كذلك؟ |
| Hava alanı yakınlarında bir yere ihtiyacı olduğunu söylemişti. | Open Subtitles | و قال أنه بحاجة إلى مكان قرب المطار |
| Sizi bu şirketin yakınlarında istemiyorum. | Open Subtitles | لا أريدكم في أي مكان قرب هذه الشركة. |
| Sınıra, Pailin yakınlarında bir yere. | Open Subtitles | مكان قرب بيلن بالحدود |
| Köprünün yakınına dahi gidemez.Ona güvenemeyiz. | Open Subtitles | لن يذهب لأي مكان قرب غرفة القيادة تلك مرة أخرى لا يمكننا الوثوق به |
| Ama oranın yakınına bile gitmek ölüm demektir. | Open Subtitles | لكن الذهاب الى أى مكان قرب منها يعنى الموت |
| Senin Magic Johnson, ağız bölgemin yakınına bile yaklaşmadı. | Open Subtitles | عصاك السحرية لم تكن بأي مكان قرب تجويفي الفموي |
| Ama ben olay yerinin yakınında bile değildim. | Open Subtitles | لكني لم أكن بأي مكان قرب الحظيرة عند وقوع ذلك |
| Bu çocuk patlama alanının yakınında bile değilmiş. | Open Subtitles | هذا الفتى لم يكن فى اى مكان قرب موقع الانفجار |
| Drewett öldürüldüğünde, o binanın yakınında bile değildim. | Open Subtitles | لم أكن في أي مكان قرب ذاك المبنى حين قتل |
| Pineridge yolundayım, terkedilmiş elektrik santralinin oralardayım. | Open Subtitles | على طريق (بينريدج) في مكان قرب محطة الكهرباء المهجورة. |