| Politikadan biraz bıktım ama sana bunu sormak istiyorum. | TED | لقد مللت من السياسة نوعًا ما، لكنني أرغب أن أسألك هذا. |
| Hayali torunlardan bıktığım kadar, yalan yere umutlanmaktan da bıktım. | Open Subtitles | لقد مللت من هؤلاء الأحفاد المزيفون تماماً كالملل من الآمال الكاذبة |
| Herkesin peşine düştüğü, elden ele geçen salak kızlardan bıktım usandım artık. | Open Subtitles | لقد مللت من الفتيات السخيفات اللواتي يجنّ بهنّ الجميع ويتجوّلن بحريّة. |
| Bu oyundan sıkıldım, daha sonra bitirelim. | Open Subtitles | لقد مللت من هذه اللعبة, دعنا نُنهيها لاحقا |
| Hep kiloma dikkat etmekten sıkıldım. | Open Subtitles | مللت من القلق على الوزن طوال الوقت كان هذا كل ما أفكر به الوزن ، الوزن |
| Ölü sevgilinden gına geldi artık. | Open Subtitles | لقد مللت من الأستماع لك وانت تتحدث عن موت صديقتك |
| Her zaman korkmaktan yoruldum. | Open Subtitles | لقد مللت من كونى خائفا طوال الوقت لذا فقد قررت |
| Aptal yerine konmaktan bıktım. Haydi, yürü. | Open Subtitles | انا مللت من التعامل مع رجل احمق ، هيا تحرك |
| Evet, bunu yemiyorum ve artık yalanlarından bıktım usandım! | Open Subtitles | نعم، حسنا، أنا لست مقتنعة ولقد مللت من كل قصصك |
| iyi o zaman dinle. Sizin sıkıcı uzay fırlatmalarınızdan bıktım. | Open Subtitles | جيّد ، اصغي ، لقد مللت من برامج إطلاق صواريخكم المملة |
| - Erkek bulmaya çalışıyorum. Barlara takılmaktan bıktım. | Open Subtitles | أنا أحاول مقابلة رجال، وقد مللت من مشاهد الحانة |
| Cozy'den bıktım artık. Yemeğini her zaman oradan ısmarlarsın. | Open Subtitles | لقد مللت من محل كوزي فدائما ما تطلب من هناك |
| bıktım artık. | Open Subtitles | أنا ماشي بالقانون طول حياتي وأنا مللت من هذا |
| Bu araya girmelerden bıktım. Sadece yalnız kalmak istiyoruz. | Open Subtitles | لقد مللت من هذه المقاطعات كل ما نريده هو وقت بمفردنا |
| Ayrı yataklardan bıktım. | Open Subtitles | مفهوم؟ لقد مللت من وصل الأسرّة مع بعض كفى, انا لا اريد ان اقوم بهذا بعد الآن |
| Beklemekten sıkıldım, ben de ayrıldım. | Open Subtitles | لقد مللت من الإنتظار في ذاك الضريح الضيق لذا خرجت |
| - Çok sıkıldım ve yürüyüşe çıktım. | Open Subtitles | نعم لقد مللت من المكان لهذا خرجت قليلاً للتنزه |
| Hep profilde durmaktan sıkıldım artık | Open Subtitles | أنا مللت من الوقوف في الوضع الجانبي طوال الوقت |
| Oyunculuk muhabbeti duymaktan sıkıldım artık! | Open Subtitles | توقف , لقد مللت من السماع عن التمثيل والتمثيل و التمثيل |
| Bu saçma sapan Budist felsefesinden gına geldi artık! | Open Subtitles | كفى لقد مللت من هراء فلسفتك البوذية |
| Ben gerçekten bu kadar çok zamanı ayrı geçirmekten çok yoruldum. | Open Subtitles | لقد مللت من هذه الطريقة التى نقضى بها وقتنا |
| Üç öğün patates yemekten sıkıldın mı yoksa? | Open Subtitles | هل مللت من تناول المعلبات ثلاث مرات يوميا؟ |
| Ama senin gibi ben de zeki ve yetenekli erkekken sıkılmıştım. | Open Subtitles | لكن كما هو شأنك لقد مللت من الرّجال المُتألّقين و الفُصحاء |
| Bak, bunu duymaktan çok sıkıldığını biliyorum ama aptal gibi davrandığım için çok özür dilerim. | Open Subtitles | اسمعي، انا.. انا اعلم انك مللت من الاستماع لهذا الكلام ، ولكن أنا آسف حقا لاني تصرفت مثل الاحمق. |