| Ve yeniden canlandırılan Soyu tükenmiş hayvanları da üzerine çalışabilecekleri bu tür bir güzel haber olarak görüyorlar. | TED | فهم يعتبرون إحياءحيوانات منقرضة من جديد نوعا من الأخبار الجيدةالتي يمكن البناء عليها للمستقبل. |
| Soyu tükenmiş canlıların çok renkli resimleri bozulmamış durumdalar. | Open Subtitles | لوحات جدارية ملونة لمخلوقات منقرضة في حالة نظيفة. |
| Aynı zamanda genomik fosilleri de paylaşıyorlar. Soyu tükenmiş genler. | Open Subtitles | بل هم يتشاركون أحافير وراثية مورثات منقرضة |
| Bu kadar bilgiyi, 90 milyon yıl önce soyları tükenmiş olmasına rağmen nasıl biliyoruz? | Open Subtitles | لكن كيف لنا أن نعرف الكثير عن الأنواع التي أصبحت منقرضة قبل 90 مليون سنة ؟ |
| Büyük ihtimalle biyoaktif bileşikler üstünde ve bu onlara soyları tükenmiş hayvanları tekrardan yaratma şansı verdi. | Open Subtitles | يزعم أنهم طوروا فيها مركباً منشطاً حيوياً صناعياً أتاح لهم إعادة تكوين حيوانات منقرضة |
| Hadi bu oranı %100 yapalım hadi plastik çatal bıçakları sömürelim!" | Open Subtitles | انها أدواتُ نشا الذرة الآن! دعنا نَجْعلُه 100! دعنا نَجْعله بلاستيكاً أدوات منقرضة! " |
| Eğer Nesli tükenmiş türleri tekrar hayata döndürebilir miyiz diye sorsaydınız, Boş hayal, derdim. | TED | لو كان سؤالك : هل سيكون بإمكاننا .. أن نعيد فصيلة منقرضة الى الحياة، لكنت قلت أنها أحلام وهمية. |
| Az önce Nesli tükenmiş kaplumbağalar hakkında konuştuk. | Open Subtitles | -حسناً، تحدّثنا عن غيالم منقرضة |
| Ülkemizde kurtların nesli tükendi. | Open Subtitles | أنتي غبيه جدا ، الذئاب قد أصبحت منقرضة في بلادنا |
| - Evet. Soyu tükenmiş hayvanlarla ilgilenen bir bilim adamı. | Open Subtitles | - نعم يتعاملون مع الحيوانات يعتقد بأنّه تكون منقرضة. |
| Okyanus dibinde, açıkça görünüyor ki Soyu tükenmiş bir uygarlığa ait bazı sıradışı kalıntılar bulduk. | Open Subtitles | وَجدنَا بَعْض الخرابِ غير عاديِة... من حضارة منقرضة في قاع المحيط |
| Hatta üç tanesinin Soyu tükenmiş durumda. | Open Subtitles | حتى ثلاث حيوانات منقرضة |
| Soyu tükenmiş hayvanların hakları yoktur. | Open Subtitles | حيوانات منقرضة ليس لها حقوق |
| - Artık soyları tükenmiş değil Hoskins. - Aynen öyle. Bir hazineye sahibiz. | Open Subtitles | ـ لم تعد منقرضة بعد الآن، يا (هوسكنز) ـ بالضبط، إننا نجلس على منجم من الذهب |
| Artık soyları tükenmiş değil Hoskins. | Open Subtitles | ليست منقرضة بعد الأن، يا (هوسكينز) |
| 66 milyon yıIdır soyları tükenmiş olmasına rağmen Şilililer'in onları doğru tarif etmeyi bırak adını duymuş olmaları bile imkansız bir şey. | Open Subtitles | عدا عن كون البلصورات منقرضة منذ 66 مليون عام بدا من المستبعد أن يكون سكان (تشيلي) المحليون قد سمعوا بها ناهيكم عن وصفها بمنتهى الدقة |
| Hadi bu oranı %100 yapalım hadi plastik çatal bıçakları sömürelim!" | Open Subtitles | انها أدواتُ نشا الذرة الآن! دعنا نَجْعلُه 100! دعنا نَجْعله بلاستيكاً أدوات منقرضة! " |
| Bunlar Nesli tükenmiş 3 tane insansı türü, insanın potansiyel ataları. | TED | هناك ثلاثة اجناس بشرية منقرضة كلها تعتبر اصول محتملة للبشر |
| Nesli tükenmiş bir ekosistem hakkında ne bilebilirsiniz? | Open Subtitles | المسألة هى كيف يمكنك أن تعرف أى شىء عن بيئة منقرضة |
| Bin yıldan önce Nesli tükenmiş olan bir tür? | Open Subtitles | سلالة منقرضة من آلاف السنين |
| Senin gibilerin nesli tükendi. | Open Subtitles | الشرطة تبدو وكأنها منقرضة. |