| Varlığının ve yerinin sır tutulmasının çok iyi sebepleri olduğuna eminim. | Open Subtitles | متأكّد من أنّ هنالك أسباباً وجيهة جدّاً لكون وجوده وموقعه سرّاً |
| Onun bu işin içinde olduğuna dair teorin, adamın korkusunu tetikleyecektir. | Open Subtitles | هذا سيعيدُ خوفه من أنّ نظريتكِ حولهُ قد عادت للساحة. |
| Ama sorduğum şu, hâlâ senin olduğuna emin misin? | Open Subtitles | لكن سؤالي هو: هل أنت واثق من أنّ كله ملكك؟ |
| Oğlumuzun güvende olduğundan emin olmak için elimizden geleni yapacağız. | Open Subtitles | وسنبذل كل ما بوسعنا للتأكد من أنّ ولدنا في أمان. |
| Oğlumuzun güvende olduğundan emin olmak için elimizden geleni yapacağız. | Open Subtitles | سنفعل كل ما بوسعنا للتأكّد من أنّ ابننا في أمان. |
| Tamam Molly herkeste şampanya olduğundan emin ol. | Open Subtitles | مولي, يتولّى مسئوليّة من أنّ لديهم جميعًا شمبانيا |
| Honolulu Polisine yeni kimliği bildir ve İç Güvenlik Teşkilatı'nın kimliği uçuş yasağı olanlar listesine eklediğinden emin ol. | Open Subtitles | بلّغ شرطة المرور بالأسم الجديد، و تأكد من أنّ يضعه الأمن الداخليّ على قائمة الممنوعين من السفر. |
| Ve bize ne kadar anlamsız gibi görünse de Tanrı'nın dehasını sorgulamak, biz ölümlü insanlara düşmez. | Open Subtitles | و بالرغم من أنّ إرادته قد تبدو لنا لا معنى له فليس من حقّ مَن هو مجرّد إنسان فانٍ، التشكيك في حكمة الربّ |
| Doğru cevabın bu olduğuna eminim. | Open Subtitles | أنا متأكّد من أنّ هذه هي الإجابة الصحيحة |
| Bu şeyleri taşımanın güvenli olduğuna emin misin? | Open Subtitles | هل أنتِ واثقة من أنّ هذه الأشياء آمنة عند حملها ؟ |
| İhmal suçundan daha kötü suçlar olduğuna eminim. | Open Subtitles | أنا متأكد من أنّ هنالك خطايا أسوأ من خطيئة الإهمال |
| İlk randevuda Alman usulü yapmam. Her şeyin yolunda olduğuna emin misin? | Open Subtitles | أنا لا أُترك في الموعد الأوّل، أمتأكده من أنّ كل شئ على ما يُرام؟ |
| Bunun gerçek hayat olduğuna emin misin? | Open Subtitles | هل أنتِ متأكدّة من أنّ هذا الواقع؟ |
| Konuştuklarının gerçek polis olduğundan nasıl emin olabilirsin? | Open Subtitles | كيف تتأكد من أنّ من قدّم لك العرض كان شرطياً حقيقاُ؟ |
| Konuştuklarının gerçek polis olduğundan nasıl emin olabilirsin? | Open Subtitles | كيف تتأكد من أنّ من قدّم لك العرض كان شرطياً حقيقاُ؟ |
| Ve Anayasa'da özel hayata müdahale konusunda bazı sınırlar olduğundan da eminim. | Open Subtitles | وأنا واثق تماماً من أنّ الدستور يضمن درجة معيّنة من الخصوصيّة |
| Alınmayın ama, terapinin bizim için olduğundan pek emin değilim. | Open Subtitles | لستُ متيقّنة من أنّ العلاج النفسي مُجدي لنا، لا أقصد أيّ إهانة |
| Bu iki yangının bağlantılı olduğundan emin miyiz? | Open Subtitles | هل نحن متأكّدون من أنّ الحريقان على صلة ؟ |
| Virginia'nın yanında birini getireceğini anladığından eminsin? | Open Subtitles | هل أنت على يقين من أنّ فرجينيا فهمت أنّها ستصطحب معها رفيق؟ |
| Karma'nın onu bulmamı istediğinden oldukça emindim. | Open Subtitles | كنتُ متأكّداُ من أنّ "العاقبة الأخلاقية" تريدني أن أجدها |