| Ancak havadan ve denizden gelen muazzam destek ile Salerno işgalcileri tutunmayı başarabildi. | Open Subtitles | لكن بوصول دعم هائل من الجو والبحر أصبح بأمكان قوات الحلفاء الأحتفاظ بمواقعهم |
| Ağaçlar havadan görünmemizi engelleyecek ve çalılar da polisleri yavaşlatacak. | Open Subtitles | ستعطينا الأشجار تغطية من الجو وسيبطيء المستنقع من حركة الشرطة |
| Meslektaşlarımız, erkek ve dişi aslanlara GPS (küresel konumlandırma sistemi) takip tasması taktılar ve onların avlanma davranışlarını havadan haritaladık. | TED | وقد وضع زملائنا في الحملة أطواق تتبع في رقاب ذكور وإناث الأسود، وقمنا بملاحظة وتسجيل سلوكيات الصيد الخاصة بهم من الجو. |
| Maviler sığınma kampları, gönüllü kişiler havadan tespit etmişler. | TED | بالأزرق هي مخيمات اللاجئين التي ألتقطها المتطوعون من الجو. |
| Bunun nedeni ise buz aslında atmosferden nemi emiyor. | TED | والسبب وراء الجفاف هو أن الجليد يسحب الرطوبة من الجو |
| Bu, fok sezonu sırasında St. Lawrence Körfezi'ni gösteren havadan çektiğim bir fotoğraf. | TED | وهذا هو صورة من الجو صورتها سابقا .. توضح خليج سانت لورانس خلال موسم وصول فقم الأعشاب |
| Tepenin ardındaki sığınaklardaki büyük toplar havadan görünmüyor. | Open Subtitles | المدافع الكبيرة في دشم خلف المنحدر و لا يمكن رؤيتها من الجو |
| Bu sıradan bir operasyon prosedürüydü. Böylelikle havadan yeriniz tespit edilemez. | Open Subtitles | وهو أجراء طبيعى حتى لا يرصدها العدو من الجو |
| Sis ağaçların tepesinden kalkmıyordu ve onları havadan bombalayamıyorduk. | Open Subtitles | كان الضباب كثيفاً وفى مستوى قمم الأشجار ولذلك لم يكن بمقدورنا رصد أى من تحركات قواتهم من الجو |
| Şimdi, düşman bölgesinin derinliklerine havadan yardımla beraber akın yapmayı planlıyordu. | Open Subtitles | الأن هو يخطط للأغاره على عمق العدو على أن يحصل على إمدادته من الجو |
| İngilizlerin erzakları tükenmek üzereyken havadan gelen yardımla tamamen tazelendiler. | Open Subtitles | عندما أتى الأمداد البريطانى أتى بالكامل من الجو |
| 1932'de Pearl Harbor'a havadan hücum edilebileceği ispat edildi. | Open Subtitles | فى 32 و 33 برهن على ان بيرل هاربور كان من الممكن ان تقصف من الجو |
| Herhangi bir et kafalı onu havadan avlayabilir. Ben onu yerde avlamak istiyorum. | Open Subtitles | أى خنزير يمكنه أن يصطاده من الجو أريد صيده من علي الأرض |
| havadan araştırma yapabilseydin hayat daha kolay olurdu. | Open Subtitles | إن أستطعت أن تكتشف ذلك من الجو فإن الحياة ستكون بسيطة جداً |
| Air Force One havadan havaya bir füze tarafından vuruldu! | Open Subtitles | أن طائرة الرئيس قد أصيبت بضربة غير مباشرة بصاروخ من الجو |
| Air Force One, çalınan bir radara yakalanmayan uçak tarafından ateşlenen havadan havaya bir füze tarafından vurulmuş. | Open Subtitles | طائرة الرئيس تعرضت لضربة غير مباشرة من صاروخ من الجو أُطلق من مقاتلة شبح مسروقة |
| Yiyecek, tıbbi malzeme, jeneratör, ...tüm hepsi havadan geldi, Çin'den. | Open Subtitles | . الطعام والامدادت الطبية والمولد الكهربائي .. كله اسقط من الجو , كلهم من الصين |
| Neler olup bittiğini yerden öğrenemiyorsak belki havadan öğrenebiliriz. | Open Subtitles | ان لم نستطع ان نعرف مايحصل من الارض فربما نستطيع من الجو |
| CTU buraya geldiğinde, onlara havadan izimi sürmeye başlamalarını söyle. | Open Subtitles | حالما تصل وحدة مكافحة الإرهاب إلى هنا، أخبريهم بأن يتعقبوني من الجو |
| Bilim adamları böceğin sıra dışı süper kızılötesi algılayıcılarını taklit ederek, orman yangının ilk işaretlerini havadan tespit etmeye çalışıyorlar. | Open Subtitles | يحاكي العلماء الآن حاسة الخنفساء المفرطة الفريدة تحت الحمراء لرصد أولى بوادر نيران الغابة من الجو. |
| Aslında, görünmez olduğumuza göre, tek yapmamız gereken gemiyi atmosferden çıkana kadar izlemek ve hiperuzaya girmeden önce otostop çekmek. | Open Subtitles | حسنا, نحن بالفعل محجوبون. كل ما علينا فعله هو متابعة السفينة من الجو |