| Ama sadece buna güvenmek çok tehlikeli olur. | Open Subtitles | ولكن من الخطير الإعتماد على هذا الأمر فقط |
| Yetişkinlerin suçiçeği olması çok tehlikeli. | Open Subtitles | أقول فقط إنه من الخطير جداً أنت تصاب به وأنت بالغ |
| Bu gece konuşma yapmanız çok tehlikeli. | Open Subtitles | انه من الخطير عليك لان تلقي خطبتك الليلة |
| Bu işi kotardığın için kendinle oldukça gurur duyuyor olmalısın tam olarak istediğin şeyi elde etmek tehlikelidir. | Open Subtitles | لا بد من أنك فخور للغاية لأنك تمكنت من إنجاح هذا من الخطير أن تحصل على ما تبتغي بالضبط، ماذا ستفعل بعد أن تلتهمني؟ |
| çok tehlikeli diyorsam, çok tehlikelidir. | Open Subtitles | حين أقول أنه من الخطير للغاية فهو خطير للغاية |
| Kaptan, tek başına çok tehlikeli olur. Seninle geleceğim. | Open Subtitles | ،أيها القائد، من الخطير الذهاب بمُفردك .سوف أذهبُ معك |
| Bu muhteşem, cesur ve öncü toplumda bile bazı soruları sormanın çok tehlikeli olduğunu gösterdi. | Open Subtitles | فقد أوضح أنه حتى هذا المجتمع الرائع والرائد والشجاع اعتقد أن هناك قضايا من الخطير جداً السؤال عنها |
| Jamie, bebeğini ormanda doğurmak Tui için çok tehlikeli. | Open Subtitles | جايمي , ان من الخطير جدا على توي بأن تنجب طفلها بالادغال |
| Evet, ama ben bu kadar gideceğim, çok tehlikeli. | Open Subtitles | ينبغي أن يكون الحق إلى هناك. نعم، ولكن هذا هو حول بقدر ما سوف تذهب، أنه من الخطير جدا. |
| Bunu kabul ettin çünkü silahsız sahada olmam çok tehlikeli. | Open Subtitles | وأنت من وافق على الأمر لإنه من الخطير لي أن أتواجد في الميدان بدون سلاح |
| Kara yoluyla gitmek çok tehlikeli. | Open Subtitles | في الجانب الآخر من القارة. من الخطير للغاية الذهاب هناك في رحلة برّية. |
| Bence romantik ilişkiler sırasında kendini gerçekleştirme arayışına girmek gerçekten tehlikelidir. | Open Subtitles | أظن أنه من الخطير فعلاً أن تسعى لنيل الرضى الذاتي عن طريق العلاقات الرومانسية |
| İçinde tutmak çok tehlikelidir John. | Open Subtitles | من الخطير أن تبقيه في داخلك يا جون. |
| Eğer ana gemi Rittenhouse'un eline düşerse, bu çok tehlikeli olur. | Open Subtitles | ولكن إذا كانت الأم ل يقع في أيدي ريتنهاوس، و أنه من الخطير جدا. |
| Ama korkarım, böyle bir dönemde... geçici çözümler üretmeye çalışmak oldukça tehlikeli olur Sayın Başkan. | Open Subtitles | لكنني أعتقد ياسيدي الرئيس أنه من الخطير جداً... أن تعبث بالإجراءات المؤقته في وقت كهذا |
| Gizlice dinlemek tehlikeli olur. | Open Subtitles | سيكون من الخطير ألا نتجسس عليهم |