| Çok kan var. Çok kan var. Her şey yolunda. | Open Subtitles | انها الكثير من الدماء انها الكثير من الدماء لا باس |
| Evet efendim, fakat kritik durumda, bilinci yerinde değil, çok kan kaybetmiş. | Open Subtitles | نعم سيدي ولكن حالته حرجة، فهو فاقد الوعي، وفقد الكثير من الدماء |
| Ben sadece bu adada daha fazla kan görmek istemiyorum. | Open Subtitles | لا أودّ رؤية المزيد من الدماء تسفك على هذه الجزيرة |
| Tabii, bu can kendi hattı ve gelecekten bir büyü küçük bir kan. | Open Subtitles | بالطبع يمكنه ، مع القليل من الدماء من خطوطهم و تعاويذ من المستقبل |
| kanlı frengi çok fazla şeyi beraberinde getiriyor. Bu eve bulaşmasına izin veremeyiz | Open Subtitles | هذا القدر الكبير من الدماء ونحن نخاطر بحياتنا في هذا المنزل |
| Bana gönderilen bir mesajı hatırlıyorum, öldürüleceğimi, kandan nehirlerin akacağını, ölmeden defalarca tecavüze uğrayacağım yazıyordu. | TED | أتذكر رسالة وصلتني كان نصها أنني سأتعرض للقتل وأن أنهراً من الدماء ستتدفق وأنه سيتم أغتصابي عدة مرات قبل أن أموت. |
| Çok kan var biliyorum. Yaranın üzerine bastırmaya devam edin. | Open Subtitles | هنالك الكثير من الدماء لكن عليك إبقاء الضغط على الجرح |
| Yeleğinizde kan var. | Open Subtitles | لديك قليل من الدماء على واقي الصدر الخاص بك |
| Cesetlerin derisi neredeyse tamamen yüzülmüş ama çok az kan var. | Open Subtitles | الجثث تم سلخها تقريبا ومع ذلك لا يوجد سوى القليل من الدماء |
| Çok fazla kan dökülmüş, insanlar üzerinde doğaüstü bir etki yaratmış. | Open Subtitles | كان هناك الكثير من الوفيات الكثير من الدماء المراقة و المجازر |
| Hem ayrıca elime daha fazla kan bulaştırmak da istemiyorum. | Open Subtitles | لا أعرف لو بإمكاني المُخاطرة بالمزيد من الدماء على يديّ. |
| Ama geri tepme de bir kan sisi oluşturur. O da buraya siner. | Open Subtitles | لكن جرح الدخول يصنع أيضاً غشاوة من الدماء و التي تسقط هنا |
| Bu sabah bir kan birikintisinin içinde uyandın. | Open Subtitles | لقد إستيقظت في بركة من الدماء هذا الصباح. |
| Çok kötü bitecek ve de çok kanlı. | Open Subtitles | سوف تكون النهاية سيئة وسوف ينتهى الأمر بكثير من الدماء |
| O kadar kandan sonra benimle ilgili şüphelerin mi var. | Open Subtitles | أكنت تشك بي، بعد الكثير من الدماء التي سفكتها من أجلك؟ |
| Gücümün farkında değildim. Her yer kan oldu. | Open Subtitles | لمّ أدري بقوتي ، كانت هناك الكثير من الدماء. |
| 500 ccs daha kan kaybederse, yarı yarıya kan kaybı olacak. | Open Subtitles | إذا خسرنا آخر 500 من الدماء سيعادل هذا نصف حجم الدم |
| Aiden, gerçekten, kan dolu bir havuza dalıp bir cadının ölüm yerinden geçip, bir alışveriş merkezinden çıkmamı, sana nasıl mantıklı bir şekilde anlatırım bilmiyorum. | Open Subtitles | ايدن , فعلا , لا أعرف كيف أشرحلك بالمنطق أني دخلت خلال قمع من الدماء ومن ثم قفزت فجأة إلى بقعة موت الساحرة دونا |
| Hem paraşütlerinizi iyi gizlememiş, hem de yarım kilometre kadar kan izi bırakmışsınız. | Open Subtitles | لم تخبأوا مظلاتكم جيدًا، و خلفتُم وراءكم أثر من الدماء لمسافة نصف كيلومتر |
| - Evet, kan içinde yatıyordu. | Open Subtitles | أجل.كان محاط بالكثير من الدماء |
| Olay mahalli fotoğraflarına göre saldırı sonucu etrafa saçılmış çok miktarda kan varmış. | Open Subtitles | صور مسرح الجريمة تظهر كانت هناك كمبية كبية من الدماء متفرقة بسبب الإعتداء |
| Ama aynı zamanda acımasız bir katil... bir çocuğun doymazlığıyla insafsızca kan peşinden koşuyordu. | Open Subtitles | ألا انها كانت قاتلة شرسة انها لان لا تخاف من الدماء مثل بقية الاطفال |
| Kan bankasını hazır tutmamızı, çok fazla kana ihtiyaç olacağını. | Open Subtitles | حسنا, أن نجهز بنك الدم، وأننا سنحتاج للكثير من الدماء. |
| Bacakları saymazsak Frank, adamın üstünde fazla kan yok. | Open Subtitles | ليس هناك الكثير من الدماء عليه، فرانك، باستثناء ساقيه. |