| Kapıyı çaldık, cevap veren olmadı, biz de kilidi açtık bunu yapmaya hakkımız var. | Open Subtitles | لقد طرقنا و لم يجب احد لذا فتحنا القفل وهذا من حقنا تماما |
| Neden bizi aradığınız bilmeye hakkımız var. | Open Subtitles | من حقنا أن نعرف لماذا قمت بتفتيشنا. |
| Nefsi müdafaa hakkımız var değil mi? | Open Subtitles | من حقنا أن نحمي أنفسنا أليس كذلك؟ |
| Ama bu bizim hakkımız. Bizim zamanımız. | Open Subtitles | لكن هذا من حقنا ، إنه وقتنا |
| Roma'ya gitmek bizim hakkımız! | Open Subtitles | من حقنا أن نمر لروما |
| Bu gece buraya haklı olarak bizim olan şeyi geri almaya geldik. | Open Subtitles | لذا فإننا قدمنا الليلة لنسترد ما نظن أنه من حقنا |
| Hile yapmadığı ve adam öldürmediği sürece... onu kasabadan atmaya hakkımız yok. | Open Subtitles | مادام لا يغش و لا يقتل فليس من حقنا أن نخرجه من البلدة |
| - Sessiz kalma hakkımız var. | Open Subtitles | من حقنا أن نبقى صامتون |
| Bilmeye hakkımız var. | Open Subtitles | ...من حقنا فعلاً أن نعرف |
| Bilmeye hakkımız var! | Open Subtitles | من حقنا أن نعرف ! |
| - Fakat, bunu yapmaya hakkımız var. | Open Subtitles | لكنه من حقنا أن ... -حقكما؟ |
| Bilmeye hakkımız var Jane. | Open Subtitles | (من حقنا أن نعرف, يا (جاين |
| - ...arayı kullanmak bizim hakkımız... | Open Subtitles | لا ، ينتابُني الفضول الان - ...اعتقدُ انه من حقنا القانوني - |
| Bu bizim hakkımız | Open Subtitles | انه من حقنا |
| - Bu bizim hakkımız. | Open Subtitles | إنه من حقنا.. |
| İngiltere'nin onurunu geri kazanmaya ve bizim olan toprakları geri almaya geldik. | Open Subtitles | (أتينا لاستعادة شرف (إنجلترا والمطالبة بالأراضي التي هي من حقنا. |
| Fakat eminim ki, mutluluğu ümit etmeye hakkımız yok. | Open Subtitles | لكن.. مؤكد بأنه ليس من حقنا أن نتوقع السعادة |
| - Bilmeye hakkımız yok mu? - Hayır. | Open Subtitles | -أليس من حقنا أن نعرف؟ |