| 5 dakikadan daha fazla çalışmayan bir silahtan daha iyi. | Open Subtitles | نحن نعتقد أنها أفضل من سلاح . لن يعمل لأكثر من خمس دقائق |
| Veya park edip içki içerken kendisi bir el kurşun sıktı veya farklı bir silahtan. | Open Subtitles | أو أطلق رصاصة وهو يقف ثملاً هناك أو قد تكون من سلاح آخر |
| Biri bir silahla ateş edince atış artığı bulut şeklinde ellerine ve üstüne siner. | Open Subtitles | عندما يطلق أحدهم النار من سلاح فإن بقاياه ترتد كالريشة على يديه و ثيابه |
| Cinayet silahına ait kalıntılar kurbanın içinden çıkarıldı. | Open Subtitles | تتبع من سلاح الجريمة سحبت من خلال مركز فيينا الدولي ومن خلال. |
| Sanırım bu ağız cinayet silahının bir parçası. | Open Subtitles | أظن هذه الفوهة قطعة من سلاح الجريمة |
| Memur Davis'in silahından çıkan bir mermi şüphelinin tabancasının topuna yapışmış kalmış. | Open Subtitles | " رصاصة من سلاح الضابط " ديفس ضربت دوار المشتبه وأضرت الأسطوانة الضاغطة |
| Kıymık cinayet silahından mı? | Open Subtitles | إذاً الشطعة من سلاح الجريمة ؟ |
| Bakalım cinayet silahında bulduğumuz izle bir eşleşme sağlanacak mı? | Open Subtitles | انظر إذا كان يتطابق مع الطباعة النخيل من سلاح الجريمة. |
| Muhtemelen kendisini vuranla tıpatıp aynı olan bir silahtan atılmış kendisini vuranla tıpatıp aynı bir antik mermi ateşlemiş. | Open Subtitles | وقام بإطلاق النار برصاصة عتيقة مطابق لرصاصات قد قتل بها على الأرجح أطلق الرصاص من سلاح متطابق |
| Polis, merminin arabasına yüksek kalibreli bir silahtan geldiğini söylüyor. | Open Subtitles | ولكن الشرطة تقول إن إطلاق النار على سيارته جاء من سلاح من العيار الثقيل |
| Yaranın yeri bir silahtan, bir darbeyi işaret ediyor. | Open Subtitles | يوحي مكان الثقب إلى ضربة واحدة من سلاح واحد. |
| Bak, alınma ama, kendi hazırlamadığım bir silahla ateş etmeyi sevmiyorum. | Open Subtitles | اسمع , لا أقصد الإهانة أنا لا أحب إطلاق النار من سلاح لم أقم بتجهيزه بنفسي |
| Büyük bir silahla elde edilmiş birçok kesik var. | Open Subtitles | هناك العديد من التمزقات العميقة من سلاح كبير و حاد |
| Yani büyük olasılıkla yüksek kalibreli bir silahla vurulduktan sonra üçüncü katın penceresinden düşmüş. | Open Subtitles | إذاً فعلى الأغلب أنّه تعرض لطلق ناري من سلاح ثقيل العيار، وسقط من نافذة في الطابق الثالث. |
| "Bir metal parçası da bulundu, muhtemelen cinayet silahına ait." | Open Subtitles | أيضاً .. أستعادة جزء من معدن من المحتمل أن تكون قطعة من سلاح الجريمة |
| Bell'in cesedinden çıkan mermiler Gibbs'in silahına ait desek, ne derdin? | Open Subtitles | "ماذا كنت لتقول لو أننا أخبرناك أن القذيقة التي أزلتها من جثة (بيل) أتت من سلاح( غيبز)؟ " |
| Çünkü bu mermiler Gibbs'in silahına ait. | Open Subtitles | لأن... القذيفة أتت من سلاح (غيبز). |
| Alexx kurbanın kafa derisinde cinayet silahının bir parçasını bulmuş. | Open Subtitles | سمعت ان " آليكس " وجدت قطعةً من سلاح الجريمة على فروة رأس الضحية |
| Adli tabip Bianca'nın cesedinden cinayet silahının bir parçasını çıkarabilmiş ve bunu çılgınca analiz edeceklerini biliyorum. | Open Subtitles | أذن الطبيب الشرعي كان قادراً على أستعادة قطعة من سلاح الجريمة من جثة بيانكا و لكن هناك هذه القطعة الغريبة عليها هذا الرمز |
| Müvekkilimin silahından çıkan mermilerin iki polisi öldürdüğü de doğru. | Open Subtitles | و صحيح أن رصاص من سلاح موكلي... |
| Elimde balistik raporu var. Steve, Collinson'un silahından çıkan mermi ile vurulmuş. | Open Subtitles | الرصاصة التي قتلت (ستيف) قادمة من سلاح (كوليسون). |
| Elimde balistik raporu var. Steve, Collinson'un silahından çıkan mermi ile vurulmuş. | Open Subtitles | (الرصاصة التي قتلت (ستيف .(قادمة من سلاح (كوليسون |
| - Cinayet silahından mı kurtuluyordun? | Open Subtitles | كنت فقط ... -تتخلصين من سلاح الجريمة؟ |
| Cinayet silahında bulduğumuz kısmi bir parmak izi ve kan Hoffman'a ya da kurbanlara ait değil. | Open Subtitles | لقد وجدنا بصمة جزئية وآثار دماء من سلاح الجريمة التي لا تطابق (هوفمان) ولا الضحايا. |