| Ancak hayat enerjileri düzenli olarak kontrol altında tutulmazsa çok çabuk yaşlanıp ölecekler. | Open Subtitles | و مع ذلك لو لم تُقام إجرائات إطالة الحياة بشكل مُنتظم سوف يكبرون في العُمر بمنتهي السرعة و سوف يلقون حتفهم |
| Ardından yeni, muhteşem bir spor salonu buldum düzenli bir egzersiz programı yaptım kendime. | Open Subtitles | ثم وجدت ذلك الجيم الرائع وضعت نفسي فى برنامج تدريب مُنتظم |
| Fletcher'a düzenli gelip giden var mıymış öğrenelim. | Open Subtitles | أنظروا لو كان لديه أيّ زائر مُنتظم. |
| düzenli olarak seks yapar mıydınız? | Open Subtitles | هل تُمارسون الجنس بشكل مُنتظم ؟ |
| Ricky Morales'in Z.X ile düzenli randevusu vardı; | Open Subtitles | كان لدى "ريكي موراليس" موعد مُنتظم "مع الطبيب "ز، ز |
| düzenli olarak yendiğim adamlar. | Open Subtitles | رجال أهزمهم على أساس مُنتظم. |
| Bu düzenli olarak yaptığımız bir şey. | Open Subtitles | إنّه أمر مُنتظم نقوم به. |
| Büyük ihtimalle düzenli olarak. | Open Subtitles | وعلى الأرجح على أساس مُنتظم |
| Crawford evinin, düzenli bir ziyaretçisiydi Crawford'un ergen kızı küçük çocuğa sık sık bakıcılık yapardı. | Open Subtitles | {\fnAdobe Arabic} زائر مُنتظم لأهل بيت (كروفورد)، حيث إعتادت ابنة (كروفورد) المُراهقة مُجالسة الطفل. |
| Larssen senin barına düzenli olarak gelirdi. | Open Subtitles | (لارسّين) مُنتظم بالقدوم لحانتك |